28 Haziran 2013 Cuma

Cancan'ında acelesi varmış... İlk dişi, diş buğdayı

Annesi korkmuş; ilgi ablasının üzerine kayacak diye dayanamayıp ilk dişini ablasının doğum gününde, ikincisini ise ertesi gün çıkartmış. Hem de öyle böyle bir çıkartmak değil. Ateş, ishal hepsi bir arada 30 sene geçti hala herkes çok net hatırlıyor. Üstelik tatildelermiş ve 5 aylık bile değilmişim. Babasının da acelesi varmış o da erkenden çıkarmış ilk dişini. Eee Cancan bu durur mu? Patlattı ilk dişini çarşamba günü benim zibidim.

Yaklaşık 1 aydır ellerimiz sürekli ağzımızda. Öyle elimiz ağzımızda dediğime bakmayın 1 - 2 parmak değil komple sokmaya çalışıyor sonra boğulup öksürüp çıkartıyor.Hatta sadece eller değil ne bulursak ağzında. Oyuncak, emziğin tersi, annenin eli, süt mendilleri ...vs Akan tükürükler desen çeşme gibi zaten. Çarşamba günü serçe parmağımda kontrol ettim ağzını parmağıma minik bir sivri geldi. Hemen telefona sarıldım Cücü'ye haber vereyim diye tekrar baktım yok. Uyduruyorum dedim oturdum. Dün akşam üstü şeytan dürttü tekrar baktım. Evet orada minicik sipsivri bir diş var. İlk dişimiz geliyor. 5 aylık olmamıza 3 gün kala ilk dişini patlattı Cancan. Üstelik çok şükür, ishal olmadan, ateş çıkmadan sessiz sedasız oldu. Eee  diş patlamış ben diş buğdayı yapmasam olmaz dimi? Diş buğdayı yaptın da nasıl yaptın diye sorsanıza. Bırakın daha önce diş buğdayı yapmayı, yememiştim bile. Hatta diş buğdayını diş şeklinde pasta kesilen bir party zannediyordum. Tabi ki ulu google koştu yardımıma. Bir kaç blogtan tarif okudum.  Kendime göre uyarladım ve sabah ilk iş marketten eksikleri alıp yaptım. Komşulara bile dağıttım. Buyrun tarifimiz...

Bu arada 1 ayda boyunca hiç yazı yayınlamamışken 2 günde 3 yazı ile rekora koşuyorum.

Malzemeler
2 bardak aşurelik buğday
1 bardak nohut
1 bardak şeker
10 - 15 tane kuru kayısı
1 kase kuru üzüm
1 kase badem
1 kase fındık
1 tatlı kaşığı tarçın




  • Buğdayı genişçe bir tencere koyuyor, üzerini geçecek kadar sıcak su ekleyip kaynamaya bırakıyoruz. Benim gibi aceleye gelmezse bir gece önceden suda bekletirseniz daha kolay pişer. Hımmm birde düdüklü tencereniz var ise. Ben hala alamadım. Bir düdüklü tencere almam lazım ne tavsiye eder siniz?
  • Geceden suya koyduğunuz nohutlarıda başka bir tencerede kaynatıyoruz. Yumuşadıktan sonra kabuklarını soyuyoruz. Siz de benim gibi son dakikada ne yapacağına karar verenlerdenseniz. Nohut, kuru fasülye aldığınızda bir bütün paketi kaynatın birer yemeklik şekilde buzdolabı poşetine koyup buzluğa atın. 
  • Buğday yumuşadıktan sonra (aşurelik kadar olmayacak hafif dişe gelecek) içine nohutu ve şekeri ekleyin karıştırın
  • Kuru kayısıları küçük parçalara kesin, fındık ve bademi çok küçük olmayacak şekilde parçalayın.
  • Daha sonra tüm malzemeleri ekleyip karıştırın.
  • Eğer mevsimi uygun olursa narda çok yakışabilir :)
Ben yaparken ve dağıtırken hep dua ettim. Dişleri teyzesine benzesin inci gibi olsun diye.
Bu arada dişi ilk fark eden kişi bebeğe hediye alırmış, ben fark ettim ben alacağım artık. Bir komşumuz dedi ki bakırdan bir hediye alınır ki dişleri güçlü olsun diye. Bakalım bakırdan ne bulacağım oğluşa.

Derdimiz ve dersimiz UYKU 2

Başlangıç notu: Eğer okumadıysanız konu bütünlüğü içim Derdimiz ve Dersimiz 1'i okuyun...

Evet uyku ile ilgili problemlerimiz var. Evet Cancan'ı hala sallayarak uyutuyorum. Evet geceleri memede uyursa mutlu oluyorum. Evet Cancan neredeyse her uykuya geçerken ağlıyor. Uyku konusunda her şeyimiz doğru değil ama benim de bildiğim ve uyguladığım doğrular var :) Kör cahil sayılmam yani. Ve önce kendime ve sizlere söz veriyorum (belki böyle motive olurum) Cancan'a daha iyi uyku alışkanlıkları edindireceğim.

İşte bunlarda benim bildiğim ve uyguladığım uyku doğruları

Bebeğinize her gece uygulayabileceğiniz bir rutin oluşturun.

Bizim gece rutinimiz banyo, masaj, meme, babamızın öpücüğü ve ninni. Çok zor sayılmaz sadece bazen banyo sonrası karnı çok acıkırsa masajı kısa kesmek zorunda kalıyoruz. Şimdi bu rutinimize masal ekleyeceğiz. İdefix'ten masal kitaplarımızı sipariş ettik bekliyoruz.

İyi bir gece uykusunun temeli güzel gündüz uykularıdır.

Her yerde de yazdığı gibi bebek gündüz güzel uyursa gece daha rahat uykuya geçiyor. Yorgun bebekler ise uykuya geçmekte zorlanıyor ve geceleri daha sık uyanıyor. Gündüz uykularının verimli olması ve uykuya kolay geçmek gereğinden fazla yorulmamak için şöyle yapıyoruz. Cancan kaçta uyandıysa bakıyorum eğer o önceden yorulduğunu ifade eden göz ovusturma, esneme gibi sinyaller vermiyor ise bana tam 2 saat sonra uyutuyorum. Ve mümkünse en az 1 saat uyuması için dua ediyorum :)

Herkes kendi yatağında

Daha Can doğmadan beraber uyuyamacağımız gerçeğini kabullenmiştim.Çünkü Cücü hem deli hem de derin uyur bu konuda ne ona ne de kendime güvenmiyordum. Ehh Can'da hissetti heralde bizimle uyumak konusuna ısrarcı olmadı. Elbette kaçamak yaptığımız ara sıra birlikte uyuduğumuz oluyor ama işte o uykular ne Cücü'ye ne bana dinlemek olmuyor. İkimizde çomak gibi kaskatı uyuyoruz. Ama işte çok yorgun olunca ve Can uyumamak için direnince aramıza alıyoruz. Kimseye söylemeyin ama aramızda kalsın :)
Ayrıca gece bebeğiniz ile uyursanız o sürekli sizin kokunuzu alacağı için daha sık emmek isteyecek dolayısıyla hem siz hemde o daha sık uyanacaksınız ve kaliteli bir gece uykusu olmayacak.


Kendi odasında

Yaklaşık 1 ay önce ayırdık Cancan'ın odasını ve net bir şekilde söyleyebilirim ki o günden beri gece uyanmalarımız azaldı. Çünkü ister istemez biz odaya girip çıkarken, sabah Cücü hazırlanırken onu rahatsız ediyorduk. Az da olsa ışık açıyorduk filan falan... Cancan şimdi kendi odasında karanlıkta rahat rahat uyuyor. 

Erken yatan geç kalkar

Bunun da doğru olduğunu biliyorum ama tam olarak uygulayamıyorum. Cancan'ı en erken 20.30 gibi yukarı çıkartıp hazırlıklara başlıyoruz. Ama bazı günler bu saat biraz daha geç de olabiliyor. Babamız geç gelince saatimiz sarkıyor. 

Her bıkta gıkta bebeğin yanına koşmayın :)

Bebeklerin uyku döngüleri yaklaşık 45 dakikada bir olduğu için bu döngüler sırasında uyanabilir. Mırıldanma gibi sesler hatta ağlamaya yakın mızıldanlar bile yapabilir. Ama hem yanina koşmak yerine bebeğimize bir kaç dakika uykuya dönmesi için fırsat verirsek uykusuna devam edebilir. Ama her seste yanına koşarsak bizi gördüğüne mutlu olan bebek uyumaktan vazgeçebilir. Ve daha da kötüsü kendi kendine uykuya dönemeyeceğine inanırsa geceleri dahil 45 dakikada bir yanınakoşmak zorunda kalabilrsiniz.

Çok sessize alıştırmayın

Daha hemşireler Cancan'ı doğumdan sonra odaya getirdiklerinde ilk söylediğim Powerturk'u açın oldu. Sese alışmalıydı. Öyle oldu. Cancan şimdi uyurken aniden gelen sesler olmadığı sürece gürültüden rahatsız olmuyor. TV, sohbet edilmesi, dışarıdan gelen araba sesleri onun için ninni kıvamında. Hatta geceleri ben çöp arabasına sinir olurken o uyumaya devam ediyor. Maaşallah diyeceğim ama oğluş Maaşallah sensörlü ben söyleyince hemen aksini yapıyor. Siz diyiverin bir zahmet :) Tek gürültü kuralımız var ani ses yok, poşet hışırdatmak yok. Ani sese uyanmaz hışırdayan poşede uyanır vallaha kerata.

Bebeğin uyuyacağı odayı çok ısıtmayın 

Bebeklerin, çocukların hatta biz yetişkinlerin en sağlıklı ve rahat şekilde uyuyacağımız oda sıcaklığı 19 -21 derece imiş. Biz tabiki Türk kafası aman üşümesin kıvamında 21 in altına indirmedik oda sıcaklığını. Gerçi bu aralar ne mümkün sıcaktan mahvoluyoruz. 28 - 29 derece odalar pencere açıp öyle yatıyoruz. Biz yatana kadar oğluşunda penceresi sonunda kadar açık biz yarken rüzgara göre ya aralık bırakıyoruz ya kapatıyoruz. Bu arada doktorumuzun Can için gündüzde her daim önerdiği ideal oda sıcaklığı 21.

Bebeği çok kalın giydirmeyin 

Kendinizden düşünün on kat üst üste giyinip bir de üstüne battanıye alıp uyumak çokda rahat olmaz üstelik
aksine sıcaktan fenalaştırır adamı. Bizim gece kreasyonlarımız şöyle;
Yaz  : Sadece kısa kollu sortlu hatta bazen sadece alttan çıtçıtlı tulum. Çorap dahil yok. sadece ayaklarını çok hafifi bir örtü zaten onu da ilk fırsatta atıyor
Kış : Alttan çıtçıtlı penye body üzerine yine penye ayaklı tulum ve ince çorap. Havaya göre battaniye yada uyku tulumu.

Karanlıkta uyumak

Vücudu çeşitli hastalıklardan koruyan, kansere karşı kalkan görevi gören melotonin hormonu ancak geceleri ve karanlıkta salgılanabiliyor. Bu yüzden bebeklikten itibaren karanlıkta uyumaya alıştırın bebişinizi. Ben demiyorum uzmanlar diyor.

İnşallah günün birinde bu listenin sonunda bebeğinizin kendi kendisine uyumasını sağlayın, onu sallamayı ve ya memede uyumasına izin vermeyin yazabilirim. :)


27 Haziran 2013 Perşembe

Derdimiz ve dersimiz UYKU 1

Can Can'ı ilk bir ay uyandırmak öyle zordu ki alt değiştirmek, soymak, ayakları mıncırmak hiç bir şey kar etmiyordu. Kuzucuk emiyor, uyuyordu. Sanki hep böyle gidecek gibiydi. O zamanlar iki saatte bir uyandırmak  öyle zor geliyordu ki bir taraftan da kıyamıyordum. Bu uykuyu hem bebişin fazla uyku ihtiyacına hem de uzayan sarılığa borçluyduk. Günler geçtikçe borçlarımızın tamamını ödedik hatta alacaklı bile sayılabiliriz. İşte ne olduysa bu borçları ödediğimiz dönemde oldu.  Gündüz uykularını uyumamaya karar veren CanCan'ın kucakta hafif sallayarak uyuduğunu keşfettik. Eee 0 - 3 ay arası bebeğin uyuması için her yol mübah ya başladık ufak ufak sallamaya.  Sallayarak uyumak Cancan'dan önce bende alışkanlık yaptı. Oğluşu kucağa aldım mı titreşimi açılmış cep telefonu gibi kıpraşmaya başladım. Onun keyfi yerinde ben durumdan bir haber kıpraşa kıpraşa bugüne kadar geldik. Geldik geldik ama siz bir de bana sorun. Bizim kıpraşmalar bir süre sonra sallamaya döndü ve Cancan özellikle gündüz uykularını sallanmadan uyuyamaz oldu. Ya kucakta sallanacak ya bebek arabasında. Allahtan gece  sallamaya ihtiyaç duymuyor memede uyuyor derken -ki memede uyutmayı da tavsiye etmiyor uzmanlar ama olsun.- Yaz geldi sıcaklar bastırdı. Artık Cancan kucak kucağa olmayı pek sevmiyor hele ki meme emecek yada uyuyacaksa. 2 -3 haftadır benim değimimle zıpzıpın yani ana kucağının tepesindeyiz. Ya yatakta yan yana yatarak emiyor ya da ana kucağında oturuyor paşam ben 8 çizerek memeyi ağzına sokuyorum. Bu arada gece emerek uyumayı da bıraktı. Zıpzıp hayat kurtarıcımız oldu. Gece gündüz neredeyse bütün uykulara onun üzerinde dalıyor. Sanmayın ki otururken öyle kendiliğinden uyuyor. Ben sallıyorum, ninni söylüyorum, şşiiişşşliyorum ancak öyle... Ama bu durumdan artık vazgeçme vaktimiz geldi. Hem derdimiz hem dersimiz uyku... Bin tane blog, bir o kadar uzman yazısı ve site okuduktan, uyku eğitimi için oldukça yüksek bir bütçe aldıktan sonra idefixten Kim West'in İyi Geceler, Tatlı Rüyalar El kitabını sipariş ettim.(Merak edenler tıkalsın ilk 10 sayfa okunabiliyor) Şimdi gözüm kapıda kargocuyu bekliyorum. Kitabı hatmedip doğru uyku alışkanlıkları kazandıracağım inşallah oğluşa.

Uyku ile ilgili söyleyecek daha çok sözüm var ama Cancan izin verirse yarın yazacağım artık.

NOT: Kuzenim zıpzıpı anneme bıraktığını mutlaka almamı söylediğinde üfff gerek yok demiştim. Sonra annem kızım getireyim bak Ece çok rahat etmişti dedi. Aman anneeeee bebek arabası var park yatak var. Park yatakta titreşim de var ne gere var demiştim. Çok pişmanım zıpzıpı icat edenden, alandan, saklayandan, getirenden, akıl edenden allah razı olsun.Annem hala vermemek lazımdı o zıpzıpı sana diyor :)

5 Haziran 2013 Çarşamba

#direngeziparkı #direnizmir #direnankara #direntürkiyem

Söylenecek, yazılacak çok şey var.  Ama onlar şarkılarıyla en güzel şekilde anlatmışlar... O yüzden fazla söze gerek yok.

Duman ve Oğuzhan Uğur'a teşekkürler...





************************************************************






29 Mayıs 2013 Çarşamba

Kabak sıyırma

 
Annem zeytinyağlı kabak yapalım dediğinde çok da güzel bir fikir gibi gelmemişti Ne Cücü ne de ben kabak sevmiyoruz. Kabak sadece mücver olduğunda bizim ağzımızı sulandırıyor çünkü. Yine de yaptık, ben 1 kaşık yerim dedim. Cücü tadına bakmaya bile yanaşmadı ta ki ben aldığım bir kaşığı yiyip tabağımı kabakla dolduruncaya kadar :) Israrla Cücü'ye de yedirdim. En son ikimiz yemeğin son lokmasını paylaşıyorduk. Hafif ekşili oldukça lezzetli bir yemek oldu. Tarifi benden denemesi sizden.... Denedikten sonra yorumlarınızı bekliyorum.


Malzemeler
5 adet kabak
4 adet taze soğan (yeşillikleri ile birlikte)
1/4 demet dereotu
2 diş sarımsak
Zeytinyağı
Yarım limon
1 yemek kaşığı pirinç
Şeker
Tuz

  • Öncelikle kabakları kabukları dahil soyma aleti ile çekirdekli yerine kadar soyun
  • Taze soğanları 2 - 3 cm kalınlıkta kesin
  • Limonun kabuğunu soyup küp küp doğrayın
  • Büyükçe bir tencereye zeytinyağını, tuzu ve 1 adet küp şekeri koyun. Zeytinyağının ve tuzun miktarını kendi damak zevkinize göre ayarlayın. Yağ biraz ısındıktan sonra kabakları koyun ve kabaklar sararıncaya kadar kavurun. Daha sonra limonu ilave edin ve karıştırmaya devam.  1 - 2 dakika sonra taze soğan, sarımsak ve dereotunu ilave edin. En son pirinci de ekleyip 1 çay bardağı da su koyun ve en kısık ateşte 15 dakika pişirin. Her zeytinyağlı yemek gibi soğuk olarak servis edin. Hatta ertesi gün daha güzel oluyor.

23 Mayıs 2013 Perşembe

Min&Cün&Can Ankara'daydı.


İlkler dolu seyahatimize gittik, geldik bile. Günlerce bekledik ama hemencik geçiverdi. Cuma akşamı çıktık yola, uçağımız 22:15 idi. Pegasusla gittik. Önce en arka taraftan yer verdikleri için keşke önden olsaydı hızlıca çıkardık uçak inince diye düşündüm ama arkada olunca yanımızı boş bıraktılar. Rahat rahat oturduk ve rahat rahat emzirdim Cancan'ı kalkışta, inişte emzikle idare etti. Zaten uyuyordu. Yola çıkmadan önce Çocuk doktorumuz Sibel Kılıçaslan'ı aradım. Cancan'la ilk uçak yolculuğumuz için bize önerilerini istedim. Hepimizn bildiği gibi kulakları tıkatıpta ağlamasın diye inişte ve kalkışta emzirmeyi yada emzik vermeyi önerdi. Ama şunu da ekledi "çocuk uyuyorsa emzireceğim diye sakın uyandırma bırak uyusun" Bir de uçağa binmeden önce burnunun tıkalı olmamasını tembihledi. İlk uçak seyahatimiz ben ve Cancaniçin gayet güzeldi. Babamız için ise girdiğimiz tirbülans pek hoş bir anı olmadı. Ama daha önceki uçuşumuzu hatırlayınca Cücü'nün de uçuş konusunda baya yol katettiğini söyleyebilirim.

Uçaktan inince önce Ego'ya binmek için bekledik. Meğersem o saatte Ego yokmuş, sonra Havaş'a binmeye çalıştık. Yaklaşık 45 dakika sonunda gelen 3. Havaş'a binmeyi başardık. Havaş'tan sonrada taksiye bindik ve Ceren kuzumun evine ulaştık. Bu arada bebek arabamız kafayı yiyip kapanmamayı tercih etti. Baya bir uğraştırdı bizi :) Ceren kuzum kucağında Merih ile karşıladı beni. Öyle garip bir his ki... 10 yıl sonra ikimizde evli kimizinde kucağında birer bebiş... Nasılda geçmiş yıllar... Daha kapıda gözler doldu... Öyle özlemişiz ki birbirimizi... Ama sanki geçen ay bir aradaymışız gibi yakındık hala...Yıllar bizim dostluğumuzu eskitememiş. Bir de Seduşumuz olsaydı yanımızda ne güzel olurdu. o gece 4 buçuğa kadar oturduk Ceren'le saati fark etmesek sabaha kadar da otururdukta sabah erken kalkacak iki bebek vardı içeride uyuyan onlar için biraz uyumak lazımdı.

Ertesi gün Can ile Merih'i tanıştırdık. Henüz birlikte oynayacak kadar büyümediler ama olsun. Merih oğlumu gördükçe sevinç çığlıkları attı. Bence sevdi oğluşumu. Öğlen azıcık vakitte Anıtkabir'e gittik. Ben 6 yaşındayken gitmiştim Anıtkabir'e hayal meyal hatırlıyordum. Ama öyle kalabalıktı ki doğru düzgün gezemedik. Zaten Anıtkabiri'i hakkıyla gezmek için 1 tam gün lazım. Bir daha ki Ankara seyahatimizde yeniden gideceğiz inşallah.

Akşam düğün için JW Marriot Oteldeydik. Oğluşum çok yakışıklıydı. Anneannesiyle birlikte oğluma düğün için tamda istediğim gibi bir smıkin hazırladık. Tabi adı smokin kendi değil :) Düz beyaz bir tulum aldık boynuna saten bir papyon diktik. Üzerine de siyah yakası satenlı bir yelek giydirdik. Çok yakışıklı oldu benim oğlum. Rahat uyuyabilsin diye tulum konusunda çok ısrarcı oldum. Rahat uyusun diye düşünürken kapalı mekandaki bir düğünde o gürültüde çocuk nasıl olacakta uyuyacaktı hiç düşünmemiştim. Neyse düğünler her zaman olmaz üstelik bu halamızın düğünü bir gece uykusuz kalacaktık. Yapacak bir şey yoktu. Biz tamda böyle düşünürken oğlumuz bize sürpriz yaptı ve uyudu. O uyuyunca ben endişe yapmaya başladım. Biz koca koca insanlar böyle çok gürültülü yerlerden sonra kulaklarımız uğuldardı. Bunu düşününce sesi nasıl azaltırım diye düşündüm. Gülmek, dalga geçmek yok :) anlatıyorum. Önce garsondan pamuk istedim. Sağ olsunlar buldular, kulaklarına tıkadım Cancan'ın. Eee uyurken bir sağa çevirdi bir sola çevirdi kafayı pamuklar düştü tabi. Bir de kafasını pamukların üzerine koyunca garsondan bir daha istemeye utandım. Ne yapayım  ne yapayım derken aklıma çantamdaki yedek kıyafetler geldi. Hemen tulumu çıkardım kulaklarını kapatacak şekilde kafasının üzerinden geçirdim. Biraz olsun sesi engellemiştir sanırım. Onbir buçuk gibi oğlum isyan etti ve kalkmak zorunda kaldık. Ama 3 üç buçuk aylık bir bebekle bu bile büyük başarı bence.

Ertesi gün pazar kahvaltısı ve Ankara'da küçük bir gezme. Hep beraber Tunalı'ya gittik. Ne kadar uzun zaman olmuştu arkadaşlarla dışarı çıkmayalı ve hatta Can doğduğundan beri ilk defa bir bebekli aile ile dışarı çıktık birlikte. Ama gün çabuk bitti, dönme vakti geldi. Uçuş tam da Cancan'ın uyku saatine denk gelince ve oğluş biraz fazla yorulunca Uçağa bindiğimiz ilk 10 dakika uçaktaki herkese dar ettik oraları ama sonra ben kazandım. Oğluş uyudu.

Kimi bebek gittiği yerde eziyet edermiş annesine, kimisi dönünce evde. Cancan ikinci gruba dahil. Çok çok güzel bir haftasonu  geçirdik. Düğünde bile sorun çıkartmayan oğlum eve döndükten sonra çıldırdı. Geldiğimizden beri çığlıklar ve ağlama krizleri ile uğraşıyoruz. O kadar çok ağladı ki Salı sabahı Cancan'ı doktora götürdük.  Doktorumuzun Cancan'a koyduğu teşhis edepsizlik ve şımarıklık. Hava değişiminden olmuş, Ankara'yı Ceren teyzesinin evini sevmiş oğlum, döndük diye kızmış. Nasıl sevmesin Ceren Teyzesinin evini. Ceren kuzu her şeyi düşünmüş. Odamıza park yatak açmış, çeşitli kalınlıklarda örtüler koymuş, ıslak mendilimizi, alt açmamızı bile düşünmüş. Çok teşekkür ederiz Ceren Teyzeee ve Nalbantoğlu Ailesi :) En az evimizdeki kadar rahat ettik. Doktorumuz birkaç güne düzelir dedi ve bize günde birkaç ölçü sabır yazdı bana. 


Püfçük noktaları


  • Sararan mermerlerinizin üzerine önce bir miktar karbonat daha sonra bir miktar  sirke yada limon suyu dökün. Bir süre beklettikten sonra fırça yada süngerin yeşil tarafıyla ovun.
  • Kırmızı, bordo gibi renk ojeler silerken ellerimize bulaşır ya işte size çözüm. Kaçan bir kilotlu çorabınızdan bir parça kesin ve pamuk yerine onu kullanın: ben denedim. kesinlikle işe yarıyor.
  • Enginar ayıklarken ellerinizin kararmaması için ayıklamadan önce ellerinizi limonla ovun

Püfçük noktası


Biliyorum bazılarınız benden ilk uzun seyahatimiz, uçak yolculuğumuz ile ilgili bir yazı bekliyor. Ben de yazmayı çok istiyorum. Hatta başladım dün gece ama yazamadım. olmadı orasından tuttum. burasından çekiştirdim istediğim gibi olmadı. Bu gece tekrar oturacağım başına Cancan uyuduktan sonra. Gündüzleri yazamıyorum çünkü Cancan döndüğümüzden beri biraz huysuz yavaş yavaş eski haline dönüyor. Şimdi arabasında melek gibi uyuyor mesela :) 
Ne diyordum??? Siz seyahat yazısı bekliyorsunuz ama ben artık yeni öğrendiğim yada kullandığım püf noktalarını sizinle paylaşmak istiyorum. Her yeni püf noktasını üste yazacağım hepsi bir yazıda toplanacak. Öğrendikçe aklıma geldikçe paylaşacağım. Bugünün püf noktası kırmızı, bordo renk ojeleri dağıtmadan silmekle ilgili haydı tık tık...

16 Mayıs 2013 Perşembe

Yolculuk zamanı Ankara yolcusu kalmasın...

Bu haftasonu ilklerle dolu bir haftasonu olacak. İlk kez uçağa binecek Cancan. İlk kez Ankara'ya gidecek. İlk kez uyku saatinde dışarıda olacak. İlk kez bir düğüne gidecek. Ve ilk kez düğün gibi kalabalık bir ortama girecek. Bu ilkler beni hem çok heyecanlandırıyor hem de endişelendiriyor. Nasıl olacak? Nasıl tepki verecek? Uçakta huysuzluk edecek mi? Düğünde ne yapacak?  Düğün için kıyafetimiz hazır beyaz bir tulum üzerine siyah yelek giyecek oğluşum ve papyon takacak :)

Tüm bunların dışında bu hafta sonu için beni heyecanlandıran bir başka konu daha var. Ceren kuzusu ve Merih Sincabının evinde kalacağız. O kadar çook ve uzun yıllar geçti ki Ceren'i görmeyeli.  Ankara'ya gideceğimiz belli olduğundan beri ikimizde gün sayıyoruz.  Son 24 saat kuzucuk yarın akşam bu saatlerde sizin evdeyiz.

Ankara seyahatimiz için tık tık

3 Mayıs 2013 Cuma

Cancan büyüdü... 3 aylık oldu.

1 mayıs'ta 3. ayımızı doldurduk ve bugün aylık kontrolümüz için doktorumuz Sibel Kılıçaslan'ın muayenehanesindeydik. Bir kaç gündür Cancan'ı nasıl giydirmeliyim sorusunu kendime hep soruyordum. Doktorumuz da kapıda bizi görür görmez üstümüz kalın olmuş dedi. Yok yok yelek filan yoktu oğluşun üzerinde; uzun kollu bir tulum vardı. Doktorumuzun uyarısı ile yarından itibaren şortlarımızı giymeye başlıyoruz.
Kontrolümüz gayet güzel geçti. Cancan'ın 62 cm olmuş ve 800 gr almış, 6530 gr olmuş. 800 gr önce bana az gibi geldi ama doktorumuz normal olduğunu geçen ay 1700 gr almasının fazla olduğunu söyledi.  Bu şekilde kilo almaya devam ederse 6 aya kadar sadece anne sütüyle devam edebilirmişiz. Upuzunnnn bir soru listesiyle gittim doktora. Sibel Hanım hiç sıkılmadan saçmaladığımı düşünmeden cevapladı tüm sorularımı. Ya da saçmaladığımı düşünse bile çaktırmadı bana kibar kadın. Şimdi bende sizlerle paylaşıyorum ki belki sizlerinde aklına takılan şeyler vardır.

Burun kemiği
Bir iki hafta önce Cancan'ın burun kemiği bir değişik geldi gözümüze sanki kemer çıkıyormuş gibi. Sorduk. Bu kadarcık bebeklerde kemer filan olmazmış bizim hüsnü kuruntumuzmuş.
Göbek deliği
Göbek deliğinin içinde siyah bir şey varmış gibi Cancan'ın. Ne olduğunu sorduk; bebeğin saç rengi koyu olunca göbek deliğinin içi de koyu renk olurmuş.
Soğuk eller
Yeni doğduğunda hemşireler bebeklerin periferik dolaşım sisteminin tam gelişmediği için elleri ayakları soğuk olabilir demişlerdi ama hala soğuk oluyor Cancan'ın elleri. O da normalmış.
Kıyafet
Artık şortları, tshirtleri giydirmeye başlıyoruz. Boğum bacaklar kollar piyasaya çıksın :)
Güneş kremi
Doktorumuz güneş kremi olarak Daylong'u önerdi. Daylong'un en önemli özelliği günde sadece 1 kez uygulanması yeterli, tekrar etmek gerekmiyor gün içerisinde.
Oda sıcaklığı
Gece odanın sıcaklığı balkon kapısını kapatınca 24 - 25 dereceye çıkıyor napalım dedik. Bebişin üzerine esmeyecek şekilde kapı yada cam açın dedi. Ben hala gece bu şekilde üşütürmüyüz diye ürküyorum. Ama bizim evde doktorun sözünün üzerine söz söylenmez.
Sinek ilacı kullanımı
Sineklere karşı sadece ve sadece cibinlik kullanın dedi doktorumuz. Çok fazla sinek problemi var ise tablet ilacı bebeği odaya yatırmadan önce açın, o odaya gelmeden öncede kapatın dedi. Ben daha önce jokerden radarcan diye bir alet almıştım. Oda fişe takılan ve ilaçsız, ultrasonik ses dalgalarıyla çalışan bir alet. Böyle söyleyince çok uçuk ve saçma geliyor ama doğru. :)
Alkolsüz bira
Eee onu zaten içeceksin dedi doktorumuz süt yapar. :) Artık alkollüsünü  emzirmeyi bırakınca.
Bumbo;
Doktorumuz bumboyu benden duydu. Fotoğraflarına baktı eğer tam 90 derece oturma olmuyorsa  kullanabilirsiniz dedi. Doktordan sonra hemen Mothercare'e gittik bumbo deneyelim diye ama kalmamış :(
Sünnet durumu
Sünnetimiz gayet güzel olmuş ben pipisinin üzerinde sarı sarı tabakalar oluşunca baya bir ürkmüştüm ama normalmış. Ayrıca canı acıyacak diye endişe ediyorduk, hiç acımazmış rahat olun dedi doktorumuz.
Uyku ve emme düzeni
Gündüzleri 3 saatte bir emzirmeye devam uyuyor olsa bile uyandıracağız ki gece uykusundan çalmasın. Gece ise uyanmazsa bırakın 8 - 10 saate kadar uyuyabilir onayını aldık. Gerçi ben bu onayı almadan öncede gece bırakmaya başlamıştım oğluşu dilediği gibi uyusun diye. Son hafta sabah 6'ya kadar uyuduğu oldu ama iki gecedir uyanıp emmek istiyor. Keyfi nasıl isterse Can Bey'in patron o :)

Bu kadar soru sorup çocuğun yüzünde çıkan kırmızı bencikleri ve konakları sormayı unuttum. Konağa zeytinyağından başka tavsiyesi olan var mı?

Not: Doktor sonrası Oasis'teydik. Bebek arabası ile hareket kabiliyetimiz orada da kısıtlı. Turgutreis sokakları ve Midtown AVM'de de olduğu gibi. Detayler bir sonraki yazıda.