uyku problemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku problemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2013 Salı

Deliksiz Gece Uykusu Hayal Degil :)


Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky ile yaptığım röportajın ikinci bölümü efemmm. Buyrun okuyalım belki de sizin merak ettikleriniz burada...
  • Türk toplumu olarak bebeklerimizi sallayarak uyutmaya programlanmışız. Ben oğlumu her kucağıma aldığımda titreşimi açılmış cep telefonu gibi sallanıyordum. Sallayarak uyutmanın bebek için ne gibi zararları olur? 

Çok doğru, biz durarak tutamıyoruz bebekler, neden bilmiyorum :) sallayarak veya emzirerek uyutmak, hepsi aslında aynı sonuca gidiyor, bebeğimizi uyumak için bizden destek almaya alıştırıyor, onları bu en temel ihtiyaç konusunda kendimize bağımlı kılıyoruz. Tabii ki bunu farkında olmadan, hatta çoğu zaman hiç istemeyerek yapıyoruz ama niyet sonucu değiştirmiyor ki... Sallanarak veya emerek uyumayı öğrenmiş bir bebek, gece boyunca her uyandığında da aynı şeyi isteyecektir muhtemelen, çünkü başka türlü bir uyuma yöntemi bilmiyordur, sorun da burada zaten. Sallayarak uyuduklarında bütün gece uyanmadan devam etseler çok da önemli bir sorun olmazdı ortada.
  • Uyku danışmanlığı alacak, bebeğine uyku eğitimi verecek bir aileye ne gibi önerileriniz olur? 
Uyku eğitimi kolay bir süreç değildir. Çok sabır ister, bazen olmayacakmış gibi hissettiğiniz anlarda vazgeçmeyecek gücü bulmanız gerekir. Burada eşlerin birbirine destek olması çok önemli. Anne veya babadan biri bu konuda hem fikir değilse ben kesinlikle çalışma başlatmıyorum örneğin, başarı imkansız hale geliyor, çocuk arada kalıyor. Kararlılık-tutarlılık-sabır uyku eğitiminde başarıyı sağlayan en önemli faktörler diye düşünüyorum.
  • Uyumayı öğretirken bebekler ağlıyorlar, bunun bebeğe bir zararı var mı?  Psikolojisi etkilenir mi? Ağlatmanın sınırı nedir? 
Ben uyku eğitiminde bebeğin yaşı kaç olursa olsun Onu odada yalnız bırakmayı gerektiren yöntemleri tercih etmiyorum. Bu nedenle ağlamasının yalnızca bir bağımlılıktan kurtulma çabası olduğunu, kesinlikle terk edilmişlik nedeniyle ağlamadığını biliyoruz. Ağlama bebeklerin dili, ağlamayan bebek sağlıklı değildir derdi bizim doktorumuz. Bana göre bu ağlamanın nedeni önemlidir, bir derdi bir sıkıntısı olmadığından eminsem, yanındaysam ve ona destek oluyorsam, uyku eğitimindeki ağlamaya dayanabilirim. Gündüz uykuları için en fazla 1 saat bekliyoruz, uyumuyorsa alıyoruz yataktan. Akşam uyuyana kadar yanındayız ama 1 saat sürekli bir ağlama olmaz genelde, ara ara dener bebek ane-babayı, tabii davranışlar yaşa göre de çok değişiyor.

  • Bebeğe uyku eğitimi verilirken nasıl yatırılmalı? (yüzü koyun, sırt üstü vs..) 
İlk 4 ay bebeklerin kundaklanarak (kollardan sıkı bacaklardan geniş yarım kundak) yan yatış yastıklarıyla hafif yan yatırılmasını öneriyorum. 4-5. Aylar arasında bebek kundaktan çıkıp yüzüstü dönme çalışmalarına başlar, bu dönemde de yüzüstü yatırdığımızda çok daha rahat uyuyor bebekler. Ancak yüzüstü yatırma konusunda mutlaka önce doktorlarından onay almalarını öneriyorum.

  • Yürümeyi, ayağa kalkmayı öğrenmiş bir bebeğe uyku eğitimi verirken yatması nasıl sağlanır? Ya da sağlanabilir mi?
Ben uyku eğitiminde anne babanın müdahalesinin minimumda olmasından yanayım. Yani orada olacağız ama işi bebeğimiz kendisi yapacak. Ayağa kalktıysa, ne zaman isterse o zaman yatacak, belki bu bir saat sürecek ama kendisi yapacak. Biz yatırırsak inanın bunu öyle güzel bir oyuna dönüştürür ki, gece boyunca kendinizi ayağa kalkmış bebeğinizi yatırırken bulabilirsiniz :)
  • Gece sık uyanan bebeğin daha uzun uyumasını nasıl sağlayabiliriz? 
Ona kendi kendine uyumayı öğretirsek, gece ihtiyaç dışındaki uyanmalarında da yine kendi kendine uykuya dönebilecektir. Zaten uyku eğitimi ile bebeğinizin gece hiç uyanmamasını sağlamayı hedeflemeyiz aslında, uyansa bile kendi kendine uykuya dönmeyi öğretiriz onlara, tıpkı biz yetişkinlerin yapabildiği gibi…

  • Diş çıkarma, hastalık, tatil, taşınma gibi sebeplerle bozulan uyku düzeni nasıl düzeltilir. Önceki çabaların hepsi boşa mı gitmiştir? 
Uyku düzeni maalesef bozulmaya çok müsaittir. Bu yüzden öncelikle mümkün olduğunca bozmamaya çalışmak lazım :) Ama bozuldu, yapacak bir şey yok diyelim, hemen vakit kaybetmeden eski düzene dönmelisiniz. Tabi ki bu çok kolay olmayacaktır ama siz bu düzeni bir kez zaten oluşturduysanız, bunu yine yapabilirsiniz. Her şey bizlerin elinde, gerçekten isteyip de başaramayacağımız hiç bir şey yok çocuklarımız için. Oturup dert yanmak çözüm getirmez, harekete geçip çalışmak gerek sorunu çözmek için.

  • Bebeğin yeri, düzeni değişmediği halde neden uyku problemleri yaşamaya başlar? 
Çünkü bebekler çok hızlı büyür, değişir. Bir değişiklik olması için ortamın düzenin değişmesine gerek yok ki, bebek kendisi o kadar hızla değişen bir canlı ki, 3 hafta önce ona uyan uyku saatleri 3 hafta sonra artık uymuyor olabilir. Onlara ayak uydurabilmek için sürekli gözlem yapmalı, uyku konusundaki yeni ihtiyaçlarına ayak uydurmaya çalışmalıyız.


Bu güzel bilgileri bizlerle paylaştığı için Pınar Hanım'a çok çok çok teşekkür ederim.

24 Ekim 2013 Perşembe

Sen neye takıksın?

Bütün annelerin bebekleri büyürken takık olduğu bir konu vardır. Kimisi beslenmesine takar, kimisi hijyene ben uykuya taktım. Dakikaları saydım Can uyurken. İtiraf ediyorum hala da sayıyorum. Uykuya takmamdaki en büyük sebep doğmadan önce bu konuyu hiç araştırmamış olmam. Bir anda kucağımdaki bebeğin uyumasının yemesinden ve temizlikten daha zor olduğu fark ettim. Ettim ettim de ne oldu ne olacak ben bebeği uyumadıkça sinirlenen obsessif bir hal aldım. Bu arada Can da her türlü uyku problemini yaşadı. Sallanarak uyuma, kısa gündüz uykuları, gece 2 - 3 kere uyanma, pusette uyuma, memede uyuma... vs birinden kurtardıkça diğerine geçti. Son olarak 8 ay boyunca kendi yatağımda sayılı uyuttuğum Cancan bizimle uyumak istiyor. Gece her ne kadar uykusuna kendi yatağında başlasa da sabah bizimle uyanıyor. Bu gece nasıl oldu bilmiyorum ama oldu yine gaza geldim. Cancan'ı kendi kendine uyuması için ikna ettim. Umarım bu gaz bizi bu sefer sonuca ulaştırır çünkü Cancan, Cücü ve ben aynı yatağa sığmıyoruz.Gece uyanan bebi ağzımızı burnumuzu mıncıklıyor ee tabi uykular bize haram oluyor.

Eeee sen neye takıksın? Hiç düşündün mü?

Not: Takipçiler size bir haberim var 0-4 yaş Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky ile bir röportaj yaptım Çok yakında blogda yerini alacak :)

25 Temmuz 2013 Perşembe

Derdimiz ve Dersimiz UYKU - 3 -

Aslında bu yazının özünde dersimizin değil sadece derdimiz uyku. Özgüvenle ve hırsla, başarma isteğiyle çıktığımız uyku eğitimi yoluna Cancan'ın ilk dişini ve hemen arkasından ikinci dişini çıkartmasıyla ara verdik. Aslında buna tam olarak ara vermek denemez, başlayamadık. Arkasından 10 günlük İzmir - Foça günlerimiz, bu haftada tekrardan eve alışma sürecimiz derken günler geçti bitti ve biz hala sallanarak uyuyoruz. Ve üstelik benim o eski özgüvenim kalmadı. Nasıl yapacağım? Nasıl dayanacağım ağlamasına diye düşünmeye başladım. Üstelik acaba doğru bir şey mi yapıyorum? Her bebek kendi kendine uyuyacak diye bir şey yoktur belki? Kendi kendine uyuyacak diye bebişin psikolojisinde etki bırakmayalım birde. Gerçi kendi doktorum eğer memede uyuyorsa geceleri sıkıntı yok öyle uyusun dedi ama Cancan artık memede de uyumuyor genellikle. Fikrini aldığımız başka bir çocuk doktoru ise ağlatarak uyku eğitimi vermenin hiç bir zararı olmadığını, zaten uyandığında bunu hatırlamadığını, gün içerisinde iletişimimiz iyiyse sorun olmayacağı söyledi. Benim içim yinede rahat değil. Üstelik yatakta yalnız bırakmasam da  kucağımda sallasamda uykuya geçerken iyi ihtimalle mızıldanıyor Cancan. Öyle her seferinde de kucakta sallanmaya kanmıyoruz. Mesela dün gece yeni yöntem geliştirdik. Ben sırt üstü yatağa yatıyorum ayaklar yerde ama sonra Cancan'ısırt üstü göğsüme yatırıyorum ve öyle sallıyorum. Akşam öyle uyudu sabah uykusuna ise kucakta sallanarak geçti. Her seferinde farklı şeyler istiyor. Bir kere de kendi kendine uyuyakalsa ne olur dimi ama???  Uykusuzluktan mahvoluyor, ağlamaktan, mızıldanmaktan paralanıyor ama kendi kendine gözünü kapatmıyor zibidi. Yeni yeni ağlayarak uyanmalar başladı gündüz uykularından. Ve garip bir şey daha Cancan gündüzleri uzun uyuyunca daha az gülen bir bebek oluyor. 

Tüm bunları düşünerek fikir almak üzere bir pedagog'a gitmeyi düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki hafta bu ziyaretimizi yapacağız ve pedagogun uyku eğitimi ile ilgili fikirlerini paylaşacağım.

Tüm bebekli annelere bol sütlü ve deliksiz uykulu günler dilerim.



Derdimiz ve dersimiz Uyku 1
Derdimiz ve Dersimiz Uyku 2

27 Haziran 2013 Perşembe

Derdimiz ve dersimiz UYKU 1

Can Can'ı ilk bir ay uyandırmak öyle zordu ki alt değiştirmek, soymak, ayakları mıncırmak hiç bir şey kar etmiyordu. Kuzucuk emiyor, uyuyordu. Sanki hep böyle gidecek gibiydi. O zamanlar iki saatte bir uyandırmak  öyle zor geliyordu ki bir taraftan da kıyamıyordum. Bu uykuyu hem bebişin fazla uyku ihtiyacına hem de uzayan sarılığa borçluyduk. Günler geçtikçe borçlarımızın tamamını ödedik hatta alacaklı bile sayılabiliriz. İşte ne olduysa bu borçları ödediğimiz dönemde oldu.  Gündüz uykularını uyumamaya karar veren CanCan'ın kucakta hafif sallayarak uyuduğunu keşfettik. Eee 0 - 3 ay arası bebeğin uyuması için her yol mübah ya başladık ufak ufak sallamaya.  Sallayarak uyumak Cancan'dan önce bende alışkanlık yaptı. Oğluşu kucağa aldım mı titreşimi açılmış cep telefonu gibi kıpraşmaya başladım. Onun keyfi yerinde ben durumdan bir haber kıpraşa kıpraşa bugüne kadar geldik. Geldik geldik ama siz bir de bana sorun. Bizim kıpraşmalar bir süre sonra sallamaya döndü ve Cancan özellikle gündüz uykularını sallanmadan uyuyamaz oldu. Ya kucakta sallanacak ya bebek arabasında. Allahtan gece  sallamaya ihtiyaç duymuyor memede uyuyor derken -ki memede uyutmayı da tavsiye etmiyor uzmanlar ama olsun.- Yaz geldi sıcaklar bastırdı. Artık Cancan kucak kucağa olmayı pek sevmiyor hele ki meme emecek yada uyuyacaksa. 2 -3 haftadır benim değimimle zıpzıpın yani ana kucağının tepesindeyiz. Ya yatakta yan yana yatarak emiyor ya da ana kucağında oturuyor paşam ben 8 çizerek memeyi ağzına sokuyorum. Bu arada gece emerek uyumayı da bıraktı. Zıpzıp hayat kurtarıcımız oldu. Gece gündüz neredeyse bütün uykulara onun üzerinde dalıyor. Sanmayın ki otururken öyle kendiliğinden uyuyor. Ben sallıyorum, ninni söylüyorum, şşiiişşşliyorum ancak öyle... Ama bu durumdan artık vazgeçme vaktimiz geldi. Hem derdimiz hem dersimiz uyku... Bin tane blog, bir o kadar uzman yazısı ve site okuduktan, uyku eğitimi için oldukça yüksek bir bütçe aldıktan sonra idefixten Kim West'in İyi Geceler, Tatlı Rüyalar El kitabını sipariş ettim.(Merak edenler tıkalsın ilk 10 sayfa okunabiliyor) Şimdi gözüm kapıda kargocuyu bekliyorum. Kitabı hatmedip doğru uyku alışkanlıkları kazandıracağım inşallah oğluşa.

Uyku ile ilgili söyleyecek daha çok sözüm var ama Cancan izin verirse yarın yazacağım artık.

NOT: Kuzenim zıpzıpı anneme bıraktığını mutlaka almamı söylediğinde üfff gerek yok demiştim. Sonra annem kızım getireyim bak Ece çok rahat etmişti dedi. Aman anneeeee bebek arabası var park yatak var. Park yatakta titreşim de var ne gere var demiştim. Çok pişmanım zıpzıpı icat edenden, alandan, saklayandan, getirenden, akıl edenden allah razı olsun.Annem hala vermemek lazımdı o zıpzıpı sana diyor :)