13 Ocak 2014 Pazartesi

Cancan'dan önce ben denedim, onayladım: JOHSON'S BABY

Anne olmak sanırım birazda manyak olmayı gerektiriyor. Biz anneler hep böyleyiz. Bebeğimiz için olan her şeyi önce kendimiz deniyoruz. Mamalar, demir damlası, d-vit hatta bebek bezine su döküp ne kadar  koruyor diye denemişliğim bile var. Bu akşamın deneyimi ise Johson's Baby ürünleriydi. Johson's Baby fikrimi merak edip kocaman bir paket yapıp göndermiş :) Öncelikle çok teşekkür ederim. Paketimizin içeriği şöyle: Johson's Baby Şampuan, Bed time duş jeli, bebek yağı, pişik kremi, bebek kolonyası ve ıslak mendil. Tabi ki hemen denedik.

Cancan böceğim banyoyu çok seviyor ama banyo sonrası kremlenmek filan pek ona göre değil, hemen sorun çıkartıyor. Ama bugün öyle olmadı aldım oğluşumu sobanın yanına indik. Bebek yağıyla yumuşacık yağladım ve masaj yaptım, pek keyiflendi paşa. Zaten Jonson's baby bebek yağını tartışmaya gerek yok. Bebeğe, kendi kuruyan cildime her şeye iyi geliyor.

Bebek kolonyasına gelince acaba bilip de mi Ocean kokusunu yolladılar acaba :) mavi şişe. Çocukken benim için parfüm sayılırdı. Hatta ilk parfümüm diyebilirim. Unutmuşum kapağını açıp da koklayınca çocukluk günlerin geri geldi.

Islak mendilin dokusu ve kokusu çok güzel. Tek bir yorumum olur bu ürüne keşke Johson's Baby de plastik kapak yapsa çünkü yapıştırma şeklindeki açma kapama yeri bir süre sonra kapanmıyor ve mendiller kuruyor. Çanta içinde başka şeylere değiyor.

Ürünlerden tek tanımadığım pişik kremiydi. Aslında yine Johson's ın başka bir ürününü kullanıyordum doğumdan beri Desitin. Ama bu pişik kremini de beğendim. Hatta kıvamı Desitinden daha hafif ve daha kolay dağıtılıyor.

İşte benim deneyimim ve ürünlerle ilgili yorumlarım böyle. Bu arada ürünlerin hiç biri ALKOL ve PARABEN içermiyor anneler haberiniz olsun.




7 Ocak 2014 Salı

11. Ay



İşte   geldik burdayız. Ve bu da size anlata anlata bitiremediğimiz Sibel teyzemiz. Bu ayda  yazamasaydım atladığım 3. doktor kontrolü olacaktı. En son 8. ay kontrolünü yazmışım o zaman Cancan'ım 72cm 9345 grmış. Geçen 3 ay içinde 5cm uzamış ve 600 gr kadar almış.

8. ay 72 cm 9345
9. ay 74 cm 9415
10. ay 75.5 cm 9930
11. ay 77 cm 9930

Evet kilo alımı çok süper gitmiyor ama boyu uzuyor. Bu arada çıkan dişler ve ilk hastalığımız kilo alımını engelledi sanırım. Ama bugüne bugün 7 tane dişi var oğlumun ve 8. patlamak için kıvranıyor bu aralar. Yine de persentilde fena gözükmüyor kilo %53'te boy %85'de.

Bebek büyüdükçe doktora sorulan sorular da azalıyormuş. Bizim de öyle bu ay çok fazla bir şey sormadık. en önemli sorum ise şuydu. Cancan memeye güvenip yemek yemiyor hala tam bir düzen oturtturmadı. Geceleri de emme durtusuyle 3 - 4 kez kalkıyor acaba emzirmeyi bırakmalı mıyım? dedim. Yom dedi Sibel Hanım emsin ne emerse faydasına karına.

Neler yiyor 11 aylık Cancan...

  • Kahvaltısını kendi yapmak istiyor o yüzden çok az yiyor biraz ekmek biraz peynir iyi günündeyse birazda yumurta
  • Çorbaları ayırt etmiyor ama canı isterse
  • Meyveye bayılıyordu ne olduysa oldu bu aralar onunla da kavgalı. Tek aşkı Mandalina :)
  • Yoğurtla bir küs bir barışık bizde çözemedik
  • Akşamları sofrada ne varsa o da yiyor.
  • En sevdikleri arasında patates, makarna, köfte var babasına mı çekmiş ne?
Neler yapabiliyor peki?

  • Tutunup  ayağa kalkıyor.
  • Tüm salonu oraya buraya tutunarak dolaşıyor
  • Tutunmadan 30 snden fazla ayakta durabiliyor.
  • Kedi ve köpekleri çok seviyor.
  • Oyun grubuna gidiyor ve orayı çok seviyor. Oyuncaklarını paylaşıyor.
  • Yürüteçte durmak artık çok istemiyor.
  • Kendi kendine yemek yiyor.



Her şey bir yana geçen gün yaşadığımız bir olaydan dolayı sizlere bir hatırlatma yapmak istiyorum. Birkaç gün önce küçücük 7 aylık bir bebeği kaybettik. Solunum  gibi basit bir yolla bulaşan bir hastalık yüzünden. Bu hastalıktan korunmak ise çok kolay 9. ay ve sonrasında yaptırabileceğiniz Menectra aşısı. Hastalığın ölüm riskini ortadan kaldırıyor. Aşı özel bir aşı tek doz fiyatı 155 TL. 3 ay arayla 2 doz yapılması gerekiyor. Umarım menetra ve rota aşıları en kısa zamanda aşı takvimine girer ve bu hastalıklar yüzünden annelerin kucağı boş kalmaz.




26 Aralık 2013 Perşembe

Hey hey heeeeyyy sonunda buradayım.  2 ay oldu yazamıyorum. Neden mi? Öncelikle minik prensesimiz Mira aramıza katıldı.  Onu karşılamak için Antalya'daydık. 1 Kasım da geldi kızımız:) sefa geldi hoşgeldi. Sonra Antalya dönüşü Cancan'ım eve alışmaya çalıştı 1 hafta:) o sırada Cücü Ales' e girecekti bu sefer İzmir'e gittik. Dönüşte tam yazmaya fırsat yaratıyordum ki Cancan bilgisayarıma bir yapıştırdı. O gün bugün bilgisaysr kaput :(

Sonracığıma ayrılık endişesi dönemini atlattik, dört tane diş çikarttı Cancan,  ilk kez hasta oldu ve ilk kez ateşlendi. Haaa birde oyun grubuna başladık.

Anlayacağınız dolu dolu iki ay geçirdik.  Artik yeniden buradayım beni ve oğluşumu özleyenlere selam olsun. Bizde sizinle çene çalmayı özledik :)



İSTE KIZIMIZ MİRA:)

















                                                                 VE OĞLUŞUM

29 Ekim 2013 Salı

Deliksiz Gece Uykusu Hayal Degil :)


Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky ile yaptığım röportajın ikinci bölümü efemmm. Buyrun okuyalım belki de sizin merak ettikleriniz burada...
  • Türk toplumu olarak bebeklerimizi sallayarak uyutmaya programlanmışız. Ben oğlumu her kucağıma aldığımda titreşimi açılmış cep telefonu gibi sallanıyordum. Sallayarak uyutmanın bebek için ne gibi zararları olur? 

Çok doğru, biz durarak tutamıyoruz bebekler, neden bilmiyorum :) sallayarak veya emzirerek uyutmak, hepsi aslında aynı sonuca gidiyor, bebeğimizi uyumak için bizden destek almaya alıştırıyor, onları bu en temel ihtiyaç konusunda kendimize bağımlı kılıyoruz. Tabii ki bunu farkında olmadan, hatta çoğu zaman hiç istemeyerek yapıyoruz ama niyet sonucu değiştirmiyor ki... Sallanarak veya emerek uyumayı öğrenmiş bir bebek, gece boyunca her uyandığında da aynı şeyi isteyecektir muhtemelen, çünkü başka türlü bir uyuma yöntemi bilmiyordur, sorun da burada zaten. Sallayarak uyuduklarında bütün gece uyanmadan devam etseler çok da önemli bir sorun olmazdı ortada.
  • Uyku danışmanlığı alacak, bebeğine uyku eğitimi verecek bir aileye ne gibi önerileriniz olur? 
Uyku eğitimi kolay bir süreç değildir. Çok sabır ister, bazen olmayacakmış gibi hissettiğiniz anlarda vazgeçmeyecek gücü bulmanız gerekir. Burada eşlerin birbirine destek olması çok önemli. Anne veya babadan biri bu konuda hem fikir değilse ben kesinlikle çalışma başlatmıyorum örneğin, başarı imkansız hale geliyor, çocuk arada kalıyor. Kararlılık-tutarlılık-sabır uyku eğitiminde başarıyı sağlayan en önemli faktörler diye düşünüyorum.
  • Uyumayı öğretirken bebekler ağlıyorlar, bunun bebeğe bir zararı var mı?  Psikolojisi etkilenir mi? Ağlatmanın sınırı nedir? 
Ben uyku eğitiminde bebeğin yaşı kaç olursa olsun Onu odada yalnız bırakmayı gerektiren yöntemleri tercih etmiyorum. Bu nedenle ağlamasının yalnızca bir bağımlılıktan kurtulma çabası olduğunu, kesinlikle terk edilmişlik nedeniyle ağlamadığını biliyoruz. Ağlama bebeklerin dili, ağlamayan bebek sağlıklı değildir derdi bizim doktorumuz. Bana göre bu ağlamanın nedeni önemlidir, bir derdi bir sıkıntısı olmadığından eminsem, yanındaysam ve ona destek oluyorsam, uyku eğitimindeki ağlamaya dayanabilirim. Gündüz uykuları için en fazla 1 saat bekliyoruz, uyumuyorsa alıyoruz yataktan. Akşam uyuyana kadar yanındayız ama 1 saat sürekli bir ağlama olmaz genelde, ara ara dener bebek ane-babayı, tabii davranışlar yaşa göre de çok değişiyor.

  • Bebeğe uyku eğitimi verilirken nasıl yatırılmalı? (yüzü koyun, sırt üstü vs..) 
İlk 4 ay bebeklerin kundaklanarak (kollardan sıkı bacaklardan geniş yarım kundak) yan yatış yastıklarıyla hafif yan yatırılmasını öneriyorum. 4-5. Aylar arasında bebek kundaktan çıkıp yüzüstü dönme çalışmalarına başlar, bu dönemde de yüzüstü yatırdığımızda çok daha rahat uyuyor bebekler. Ancak yüzüstü yatırma konusunda mutlaka önce doktorlarından onay almalarını öneriyorum.

  • Yürümeyi, ayağa kalkmayı öğrenmiş bir bebeğe uyku eğitimi verirken yatması nasıl sağlanır? Ya da sağlanabilir mi?
Ben uyku eğitiminde anne babanın müdahalesinin minimumda olmasından yanayım. Yani orada olacağız ama işi bebeğimiz kendisi yapacak. Ayağa kalktıysa, ne zaman isterse o zaman yatacak, belki bu bir saat sürecek ama kendisi yapacak. Biz yatırırsak inanın bunu öyle güzel bir oyuna dönüştürür ki, gece boyunca kendinizi ayağa kalkmış bebeğinizi yatırırken bulabilirsiniz :)
  • Gece sık uyanan bebeğin daha uzun uyumasını nasıl sağlayabiliriz? 
Ona kendi kendine uyumayı öğretirsek, gece ihtiyaç dışındaki uyanmalarında da yine kendi kendine uykuya dönebilecektir. Zaten uyku eğitimi ile bebeğinizin gece hiç uyanmamasını sağlamayı hedeflemeyiz aslında, uyansa bile kendi kendine uykuya dönmeyi öğretiriz onlara, tıpkı biz yetişkinlerin yapabildiği gibi…

  • Diş çıkarma, hastalık, tatil, taşınma gibi sebeplerle bozulan uyku düzeni nasıl düzeltilir. Önceki çabaların hepsi boşa mı gitmiştir? 
Uyku düzeni maalesef bozulmaya çok müsaittir. Bu yüzden öncelikle mümkün olduğunca bozmamaya çalışmak lazım :) Ama bozuldu, yapacak bir şey yok diyelim, hemen vakit kaybetmeden eski düzene dönmelisiniz. Tabi ki bu çok kolay olmayacaktır ama siz bu düzeni bir kez zaten oluşturduysanız, bunu yine yapabilirsiniz. Her şey bizlerin elinde, gerçekten isteyip de başaramayacağımız hiç bir şey yok çocuklarımız için. Oturup dert yanmak çözüm getirmez, harekete geçip çalışmak gerek sorunu çözmek için.

  • Bebeğin yeri, düzeni değişmediği halde neden uyku problemleri yaşamaya başlar? 
Çünkü bebekler çok hızlı büyür, değişir. Bir değişiklik olması için ortamın düzenin değişmesine gerek yok ki, bebek kendisi o kadar hızla değişen bir canlı ki, 3 hafta önce ona uyan uyku saatleri 3 hafta sonra artık uymuyor olabilir. Onlara ayak uydurabilmek için sürekli gözlem yapmalı, uyku konusundaki yeni ihtiyaçlarına ayak uydurmaya çalışmalıyız.


Bu güzel bilgileri bizlerle paylaştığı için Pınar Hanım'a çok çok çok teşekkür ederim.

28 Ekim 2013 Pazartesi

Uykuya Takık Olunca

Uykuya takık olunca röportaj konumuzda uyku tabiki :)Uyku konusunda merak ettiklerimi/mizi ben sordum Kundak'ın kurucusu 0-4 yaş Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky yanıtladı. Umarım uykusuz annelere bir umut olur.Buyrun efendim röportajımız...
  • Biraz kendinizden bahseder misiz? Pınar Sibirsky kimdir?
1981 doğumluyum, İzmir’liyim. Ege Üniversitesi İktisat fakültesinden mezun olduktan sonra İstanbul’a gelerek Özel Refresh Polikliniği’nde koordinatör olarak çalışmaya başladım. Bu sırada eşim Stefan ile tanıştım, 2007 yılında evlendik, aynı yıl köpeğimiz Chico ve 2011’de de kızımız Maya ailemize katıldı. 

  • Bize Kundak'tan bahseder misiniz? Kimlere danışmanlık veriyorsunuz? 


Kızımın doğumundan sonra uykunun bebekler için önemini ve destek almak anlamında Türkiye’de çok büyük eksikler olduğunu fark ettim. Bu konuda eğitim alıp uzmanlaşmaya karar verdim. Eğitimimi tamamladıktan sonra 2011 yılının sonunda Kundak’ı kurdum. Şuanda hem ailelere bireysel danışmanlıklar veriyorum, hem de şirketlerde ve farklı birçok mekanda uyku eğitim seminerleri veriyorum. Elimden geldiğince bu konudaki  bilinici arttırmaya çalışıyorum çünkü uyku sorunlarının birçoğunun aslında çözülebilir olduğunu bilerek bebeklerin ve ailelerin hala bu kadar uykusuz kalması gerçekten çok üzüyor beni.

  • Bebekler uyku eğitimine neden ihtiyaç duyarlar?
Bebeklerin zihni her konuda bembeyaz bir sayfa, biz ebeveynler dolduruyoruz bu sayfaları. Onlara her konuda doğru alışkanlıklar edindirmeye çalışıyoruz. Bağımlı değil, kendi kendine temel ihtiyaçlarını giderebilen bireyler olmalarını hedefliyoruz. Uyku da hayatın en temel ihtiyaçlarından biri. Neden bu kadar önemli bir ihtiyaçta bizlere bağımlı olsunlar, neden uykuları geldiğinde uyumayı öğrenip, gece uyandıklarında da kimseye muhtaç olmadan uykuya dönemesinler? İşte bu nedenle bebeklerin uyku eğitimine ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum.
  •  Sağlıklı bir uyku için ortam nasıl olmalı? 

Oda sıcaklığı 20-22 derece arasında olmalı. Aşırı uyarıcı olmayan, soft renkte duvarlar uykuyu olumlu etkiler. En az 2 yaşına kadar çocukların yatağında yastık ve yorgan kullanılmamasını, bunun yerine uyku tulumu tercih edilmesini öneriyorum. Her tarafı kumaş korumalarla kaplı yataklar yerine bir tarafı açık (kumaş korumalıksız), hava alabilen ve bebeğinizin yattığı yerden oda kapısını görebileceği yataklar öneriyorum.

  • Bebeğin odasını ne zaman ayırmalıyız? 

3 aylıkken ayırmak idealdir. Veya doğduğu andan itibaren O kendi odasında, siz 3 ay boyunca onun yanında da yatabilirsiniz, koşullar nasıl el veriyorsa…

  • Bir bebek kaç aylık olduktan sonra deliksiz gece uykusu uyur? 

 4 aydan sonra birçok bebek gece bir tane beslenme (ben uyku öğünü tercih ediyorum) ile 10-12 saat arasında kesintisiz uyuyabilir. Gece 23 gibi yaptığımız bu uyku öğününü de genelde 9. Ayda kaldırırız ve hiç beslenmesiz 10-12 saatlik gece uykularını elde ederiz.

  • Bebeklerde gece beslenmesi nasıl kesilir? 

Doktorunuz da artık bebeğinizin gece beslenmesine ihtiyacı olmadığını düşünüyorsa, beslenme için uyandığında bebeğinizin yanına giderek O’nu beslemeden uykuya döndürmeniz gerekir, tabii ki başka hatalı alışkanlıklar kazandırmadan,mümkünse yatağında uykuya dalmasını sağlayarak. Birkaç gece bu uyanmalarda beslenmeden uykuya dönen bebek, çok büyük ihtimalle arık o saatte uyanmayacaktır.
  • Uyku eğitimi için en uygun zaman ne zamandır?

Eğer bir bebek doğduğundan itibaren yatakta uyumaya alıştırılırsa ileride çok rahat bir uyku düzeni olabilir. Bu nedenle ilk 2 ay doğru alışkanlıklar kazandırmak için çok kıymetli. Bu dönemi kaçırdıysak, 5.-6. Aylardan sonra uyku eğitimine başlamak daha doğru olur. En zor dönem ise, bebek yatağından çocuk yatağına geçildiği dönemdir. Serbest yatan bir miniği yatakta tutmaya çalışmak bazen gerçekten zor olabiliyor.

  • Uyku arkadaşı nedir? Bebek uyku arkadaşına ne zaman ve nasıl alıştırılır? 
Uyku arkadaşı bebeğinizin sarılıp uyuyabileceği bir nesnedir. Bu minik yumuşak bir oyuncak da olabilir, annesinin bir t-shirtu de… bebeğin kendisini yatakta yalnız hissetmemesini, gerekirse sarılıp koklamasını,  rahatlamasını sağlar ve bebek onu istediği zaman alıp bırakabileceği için de emzikten farklı olarak elinden düştüğünde gece uyanmalarına neden olmaz. 4. Aydan sonra kundağın çıkmasıyla uyku arkadaşını edindirebilirsiniz.

Röportaj henüz bitmedi...

İkinci bölüm için tık tık...

24 Ekim 2013 Perşembe

Sen neye takıksın?

Bütün annelerin bebekleri büyürken takık olduğu bir konu vardır. Kimisi beslenmesine takar, kimisi hijyene ben uykuya taktım. Dakikaları saydım Can uyurken. İtiraf ediyorum hala da sayıyorum. Uykuya takmamdaki en büyük sebep doğmadan önce bu konuyu hiç araştırmamış olmam. Bir anda kucağımdaki bebeğin uyumasının yemesinden ve temizlikten daha zor olduğu fark ettim. Ettim ettim de ne oldu ne olacak ben bebeği uyumadıkça sinirlenen obsessif bir hal aldım. Bu arada Can da her türlü uyku problemini yaşadı. Sallanarak uyuma, kısa gündüz uykuları, gece 2 - 3 kere uyanma, pusette uyuma, memede uyuma... vs birinden kurtardıkça diğerine geçti. Son olarak 8 ay boyunca kendi yatağımda sayılı uyuttuğum Cancan bizimle uyumak istiyor. Gece her ne kadar uykusuna kendi yatağında başlasa da sabah bizimle uyanıyor. Bu gece nasıl oldu bilmiyorum ama oldu yine gaza geldim. Cancan'ı kendi kendine uyuması için ikna ettim. Umarım bu gaz bizi bu sefer sonuca ulaştırır çünkü Cancan, Cücü ve ben aynı yatağa sığmıyoruz.Gece uyanan bebi ağzımızı burnumuzu mıncıklıyor ee tabi uykular bize haram oluyor.

Eeee sen neye takıksın? Hiç düşündün mü?

Not: Takipçiler size bir haberim var 0-4 yaş Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky ile bir röportaj yaptım Çok yakında blogda yerini alacak :)

3 Ekim 2013 Perşembe

Bebek kıyafetlerine dikkat

Çocuğun yediği helal giydiği haram demişler. Çok hızlı büyüyorlar, bir giydiğini bir daha giyemiyor diye. Ama bir sefer bile giyiyor olsa bebeklerimize en güzel en kaliteli şeyleri almaya özen gösteriyoruz. Bu sebeple de mutlaka markalı ürünleri tercih ediyoruz. Bebeklere giysi seçerken dikkat ettiğimiz bir sürü nokta var. Pamuklu kumaş olsun, rahat olsun, düğme gibi aksesuarları iyice sabitlenmiş olsun..vs vs. Salı başıma öyle bir şey geldi ki yeni bir şeye daha dikkat etmeye başladım.

Can doğduğu zaman çok güzel birtakım hediye gelmişti. Pantalon, sweetshirt, salopet ve yelek. Hepsi İdil bebeden ve çok güzellerdi. Bayıldım. Giydirmek için son baharın gelmesini bekliyordum. Kısmet 8. ay kontrolümüzeymiş. Salı sabah güzelce giyindik doktora gittik. Doktordan çıkarken Cücü'nün dikkatini çekti canın elinde bir şey var ağzında kemiriyor. O ne dedi? Bir de baktım ki  yeleğin üzerinde ütüyle yapışan aplikelerden vardı. O çıkmış bizimkide almış eline bir güzel kemiriyor. Cücünün dikkati sayesinde hemen fark ettik. Fark etmeseydik kuzu oğlum onu yutabilirdi. Yutarken o boğazına yapışabilir, boğulabilirdi.

İdil Bebe adını duyurmuş bir firmanın ürünlerinde bile başımıza böyle bir şey geliyorsa kimbilir markasız ürünlerde neler olur. Siz siz olun bebeğinize aldığınız her seyi kontrol edin. Özellikle de üzerindeki aksesurların sabitliğini, fermuar uçlarının, düğmelerin sağlamlığını.

2 Ekim 2013 Çarşamba

Günler geçiyor... 8 aylık oldu Paşa

Bir gün gecikme ile bilgisayarın başındayım. Malum dün ayın biriydi ve Can 8. ayını doldurdu. Rutin kontrol için doktorumuzun muayenehanesindeydik sabah. Öyle bir sabaha uyandık ki inanamadık. Gece yatarken hala yazdı uyandığımızda ise sonbahar. Rüzgar esiyor, şakır şakır yağmur yağıyordu. Güneş kaçmış gitmiş :( Oysaki daha bir gün önce denize girmiştik.  Efendim uzun lafın kısası 8. ay kontrolümüz gayet güzel geçti. Bol bol maaşallah aldık doktor teyzemizden. Boyumuz 72 cm olmuş, Ben yemiyor diye şikayet ediyordum ama oğluşum 410 gr almış. 8. ay için 300 gr alması yeterliymiş zaten, Cancan 9345gr olmuş. Persentil olarak da boyumuz %83 kilomuz ise %72 de. 8 ayda oğlum 21 cm uzamış 6035gr almış.  Eveeet gelelim bu ayın soru cevap bölümüne.

1) Calpol
Doktorumuza Calpol hakkında son çıkan haberleri sordum. Aslında olayın paracetamol olduğunu nedense haberde sadece Calpolun adının geçtiğini söyledi. Hımmm bir de şunu ekledi bu konuyla ilgili herhangi bir makale de yokmuş.
2) Kızamık ve Meningokok (menectra)aşısı
Kızamık aşısı 12. aydan 9.aya alınmış yanı önümüzdeki ay olunacak. Meningokok aşısı ise yine 9. ayda yapılıyor ancak Sağlık Bakanlığı listesinde henüz yok. Doktorumuz önerdiği için biz önümüzdeki ay yaptıracağız. Bu arada merak edenler için fiyatı 155TL imiş.

3)Grip aşısı
Geçen ay Cancan'a grip aşısı yaptıralım mı diye sormuştuk. Evde okula giden abi, abla olmadığı için gerek yok demişti doktorumuz. Bu ay biz yaptıralım mı diye sorduk. Yaptırmamız gerekiyormuş.

4) Ayakkabı seçimi
Cancan gerçek anlamda yürüyene kadar ilk adım ayakkabısı almayacağız. Şimdilik tabanı hafif patik tarzı ayakkabılar kullanabilirmişiz.

5) Yasaklı gıdalar
Bir yaşına kadar bal, inek sütü, yumurta beyazı, tuz, şeker, kesinlikle yasak. Özellikle içeriğinde tuz bulunduran işlenmiş gıdalara dikkat örn zeytin ezmesi, salça gibi. Bunların dışında kalan allerji riski yüksek, gaz yapan gıdaları deneyerek verebilirmişiz. Ben nar ve mandalin denedim çok sevdi. Nohut ve kuru fasülye içinde biraz daha beklememizi söyledi doktorumuz.

6) Sürekli kulağını kaşıyor
Dişlerden dolayı oluyormuş. Gece uykuya dalarken ki ağlamalarımız da bu yüzdenmiş.Off ya şu 3. ve 4. dişimizde çıksın artık

İşte böyle bir ayı daha geride bıraktık. 7. ay fotoğraflarımızı en kısa zamanda paylaşacağım.

19 Eylül 2013 Perşembe

Ek gıdaya geçmek ya da geçememek

Cancan 1 Ağustos'ta 6 aylık oldu ve o günden beri ek gıda yiyor. Sadece emdiği dönemlerde gördüğü her kaşığa ağzını açan oğlum ilaç şurup her şeyi içiyordu. Çok iştahlı olacak, ohh oohh maaşallah, rahat edeceğiz diyordum. Ama hiç de öyle olmadı. İlk başlarda her şey olmasa bile bir çok şey güzeldi. Meyve öğünlerine bayılıyordu Cancan, sonra hayatımıza yoğurt girdi onu da çok sevdi. Bir türlü karar veremiyordum. En çok yoğurt mu yoksa meyve mi seviyor diye. Konu sebze çorbası ve muhallebiye gelince onlardan da hangisini  daha az seviyor ona da karar veremiyordum. Son durum ise daha da beter artık hiç birini istemiyor. Daha kaşığı görünce bağırmaya başlıyor. Son bir haftadır böyleyiz, ben mutfağa giriyorum özeniyorum bözeniyorum çorbalar, muhallebiler, meyveler hazırlıyorum ama Cancan Bey yemiyor. Hayır oldum olası sinir olurum yemeğim beğenilmez de yenilmezse. Öyle olunca mutfağa girmek gelmiyor içimden. Ama hala inatla mutfağa girip pişiriyorum. Binbir maymunluk yapıp yedirmeye çalışıyorum. Tek başıma 28 kişilik animasyon ekibine bedelim maaşallah :)  Bir günlük menümüz şöyle;

08:30 - 09:30 arası Kahvaltı: Yumurta sarısı, tuzu alınmış peynir, devam sütü, ekmek, bazen ev yapımı reçel :) Öyle hepsini birbirine karıştırınca yemiyor beyefendi. Ayrı ayrı vereceksin arada da biberonla devam sütü.

11:00 - 12:00 arası Meyve: Artık allah ne verdiyse evde ne meyve varsa veriyorum. Cam rendeden geçiriyorum ama süzmüyorum pütürleriyle birlikte veriyorum. Hatta armut, elma, erik, muz  filan veriyorsam bir parça da eline bütün olarak veriyorum bu şekilde daha çok seviyor. Bu arada demir damlasını da meyve ile veriyorum. Bu şekilde emilimi artıyormuş.

13:00 - 14:00 arası Sebze çorbası: Kıymalı ya da tavuklu olarak hazırlıyorum çorbasını içine de bazen birazcık zeytinyağı bazen de tereyağı koyuyorum.

16:00 - 17:00 Yoğurt + Mevye

19:30 Muhallebi yada Kaşık maması: Pirinç unu ve devam sütüyle muhallebi hazırlıyorum. Kuru meyve ve pekmezle tatlandırmayı da denedim ama nafile. Kaşık maması sırayla deniyorum Aptamil ve Hipp'inkileri.

Bu öğünlerin hepsini yiyormu hayır yemiyor. Bazen 1 kaşık bile almıyor o yemedikçe ben daha çok yiyorum. Ama sakin olmaya çalışıyorum ve bildiğim doğrulardan vazgeçmemeye çalışıyorum. Neymiş o doğrular deseniz. Şöyle efemmmm :)


  • 2 N 1 N kuralı: Ne ve Nerede yeneceğine anne ne kadar yeneceğine bebek karar verir
  • Bebeğe zorla yedirilmeye çalışılmaz çünkü bu belki günü kurtarır ama gelecekte yeme problemli bir çocuk yaratır.
  • Yemiyor diye biberona doldurup vermiyorum. Tamam yalan yok bazen veriyorum :) Özellikle de muhallebiyi gece acıkmasın diye. Ama unutmamak lazım ki aslında bir yandan da bebeği kaşıkla yemeğe alıştırıyoruz.
  • Ve bebeğin asıl gıdasının anne sütü olduğunu unutmuyorum. Her ögünden sonra emziriyorum. Adı üstünde ek gıda EKTİR.
Bütün bunları bilince ne oluyor, içimiz rahat ediyor mu? Yok etmiyor yemedi diye yine sıkılıyoruz yine üzülüyoruz. Yarın yeni bir gün yeni meyveler, yeni çorbalar hazırlayacağız. 
Tüm bebeklerin iştahı, uykusu bol, anneler mutlu olsun :)