Hey hey heeeeyyy sonunda buradayım. 2 ay oldu yazamıyorum. Neden mi? Öncelikle minik prensesimiz Mira aramıza katıldı. Onu karşılamak için Antalya'daydık. 1 Kasım da geldi kızımız:) sefa geldi hoşgeldi. Sonra Antalya dönüşü Cancan'ım eve alışmaya çalıştı 1 hafta:) o sırada Cücü Ales' e girecekti bu sefer İzmir'e gittik. Dönüşte tam yazmaya fırsat yaratıyordum ki Cancan bilgisayarıma bir yapıştırdı. O gün bugün bilgisaysr kaput :(
Sonracığıma ayrılık endişesi dönemini atlattik, dört tane diş çikarttı Cancan, ilk kez hasta oldu ve ilk kez ateşlendi. Haaa birde oyun grubuna başladık.
Anlayacağınız dolu dolu iki ay geçirdik. Artik yeniden buradayım beni ve oğluşumu özleyenlere selam olsun. Bizde sizinle çene çalmayı özledik :)
İSTE KIZIMIZ MİRA:)
VE OĞLUŞUM
26 Aralık 2013 Perşembe
29 Ekim 2013 Salı
Deliksiz Gece Uykusu Hayal Degil :)
Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky ile yaptığım röportajın ikinci bölümü efemmm. Buyrun okuyalım belki de sizin merak ettikleriniz burada...
- Türk toplumu olarak bebeklerimizi sallayarak uyutmaya programlanmışız. Ben oğlumu her kucağıma aldığımda titreşimi açılmış cep telefonu gibi sallanıyordum. Sallayarak uyutmanın bebek için ne gibi zararları olur?
Çok doğru, biz durarak tutamıyoruz bebekler, neden bilmiyorum :) sallayarak veya emzirerek uyutmak, hepsi aslında aynı sonuca gidiyor, bebeğimizi uyumak için bizden destek almaya alıştırıyor, onları bu en temel ihtiyaç konusunda kendimize bağımlı kılıyoruz. Tabii ki bunu farkında olmadan, hatta çoğu zaman hiç istemeyerek yapıyoruz ama niyet sonucu değiştirmiyor ki... Sallanarak veya emerek uyumayı öğrenmiş bir bebek, gece boyunca her uyandığında da aynı şeyi isteyecektir muhtemelen, çünkü başka türlü bir uyuma yöntemi bilmiyordur, sorun da burada zaten. Sallayarak uyuduklarında bütün gece uyanmadan devam etseler çok da önemli bir sorun olmazdı ortada.- Uyku danışmanlığı alacak, bebeğine uyku eğitimi verecek bir aileye ne gibi önerileriniz olur?
Uyku eğitimi kolay bir süreç değildir. Çok sabır ister, bazen olmayacakmış gibi hissettiğiniz anlarda vazgeçmeyecek gücü bulmanız gerekir. Burada eşlerin birbirine destek olması çok önemli. Anne veya babadan biri bu konuda hem fikir değilse ben kesinlikle çalışma başlatmıyorum örneğin, başarı imkansız hale geliyor, çocuk arada kalıyor. Kararlılık-tutarlılık-sabır uyku eğitiminde başarıyı sağlayan en önemli faktörler diye düşünüyorum.
- Uyumayı öğretirken bebekler ağlıyorlar, bunun bebeğe bir zararı var mı? Psikolojisi etkilenir mi? Ağlatmanın sınırı nedir?
- Bebeğe uyku eğitimi verilirken nasıl yatırılmalı? (yüzü koyun, sırt üstü vs..)
- Yürümeyi, ayağa kalkmayı öğrenmiş bir bebeğe uyku eğitimi verirken yatması nasıl sağlanır? Ya da sağlanabilir mi?
- Gece sık uyanan bebeğin daha uzun uyumasını nasıl sağlayabiliriz?
- Diş çıkarma, hastalık, tatil, taşınma gibi sebeplerle bozulan uyku düzeni nasıl düzeltilir. Önceki çabaların hepsi boşa mı gitmiştir?
- Bebeğin yeri, düzeni değişmediği halde neden uyku problemleri yaşamaya başlar?
Bu güzel bilgileri bizlerle paylaştığı için Pınar Hanım'a çok çok çok teşekkür ederim.
28 Ekim 2013 Pazartesi
Uykuya Takık Olunca
Uykuya takık olunca röportaj konumuzda uyku tabiki :)Uyku konusunda merak ettiklerimi/mizi ben sordum Kundak'ın kurucusu 0-4 yaş Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky yanıtladı. Umarım uykusuz annelere bir umut olur.Buyrun efendim röportajımız...- Biraz kendinizden bahseder misiz? Pınar Sibirsky kimdir?
1981 doğumluyum, İzmir’liyim. Ege Üniversitesi İktisat fakültesinden mezun olduktan sonra İstanbul’a gelerek Özel Refresh Polikliniği’nde koordinatör olarak çalışmaya başladım. Bu sırada eşim Stefan ile tanıştım, 2007 yılında evlendik, aynı yıl köpeğimiz Chico ve 2011’de de kızımız Maya ailemize katıldı.
- Bize Kundak'tan bahseder misiniz? Kimlere danışmanlık veriyorsunuz?
Kızımın doğumundan sonra uykunun bebekler için önemini ve destek almak anlamında Türkiye’de çok büyük eksikler olduğunu fark ettim. Bu konuda eğitim alıp uzmanlaşmaya karar verdim. Eğitimimi tamamladıktan sonra 2011 yılının sonunda Kundak’ı kurdum. Şuanda hem ailelere bireysel danışmanlıklar veriyorum, hem de şirketlerde ve farklı birçok mekanda uyku eğitim seminerleri veriyorum. Elimden geldiğince bu konudaki bilinici arttırmaya çalışıyorum çünkü uyku sorunlarının birçoğunun aslında çözülebilir olduğunu bilerek bebeklerin ve ailelerin hala bu kadar uykusuz kalması gerçekten çok üzüyor beni.
- Bebekler uyku eğitimine neden ihtiyaç duyarlar?
- Sağlıklı bir uyku için ortam nasıl olmalı?
Oda sıcaklığı 20-22 derece arasında olmalı. Aşırı uyarıcı olmayan, soft renkte duvarlar uykuyu olumlu etkiler. En az 2 yaşına kadar çocukların yatağında yastık ve yorgan kullanılmamasını, bunun yerine uyku tulumu tercih edilmesini öneriyorum. Her tarafı kumaş korumalarla kaplı yataklar yerine bir tarafı açık (kumaş korumalıksız), hava alabilen ve bebeğinizin yattığı yerden oda kapısını görebileceği yataklar öneriyorum.
- Bebeğin odasını ne zaman ayırmalıyız?
3 aylıkken ayırmak idealdir. Veya doğduğu andan itibaren O kendi odasında, siz 3 ay boyunca onun yanında da yatabilirsiniz, koşullar nasıl el veriyorsa…
- Bir bebek kaç aylık olduktan sonra deliksiz gece uykusu uyur?
4 aydan sonra birçok bebek gece bir tane beslenme (ben uyku öğünü tercih ediyorum) ile 10-12 saat arasında kesintisiz uyuyabilir. Gece 23 gibi yaptığımız bu uyku öğününü de genelde 9. Ayda kaldırırız ve hiç beslenmesiz 10-12 saatlik gece uykularını elde ederiz.
- Bebeklerde gece beslenmesi nasıl kesilir?
Doktorunuz da artık bebeğinizin gece beslenmesine ihtiyacı olmadığını düşünüyorsa, beslenme için uyandığında bebeğinizin yanına giderek O’nu beslemeden uykuya döndürmeniz gerekir, tabii ki başka hatalı alışkanlıklar kazandırmadan,mümkünse yatağında uykuya dalmasını sağlayarak. Birkaç gece bu uyanmalarda beslenmeden uykuya dönen bebek, çok büyük ihtimalle arık o saatte uyanmayacaktır.
- Uyku eğitimi için en uygun zaman ne zamandır?
Eğer bir bebek doğduğundan itibaren yatakta uyumaya alıştırılırsa ileride çok rahat bir uyku düzeni olabilir. Bu nedenle ilk 2 ay doğru alışkanlıklar kazandırmak için çok kıymetli. Bu dönemi kaçırdıysak, 5.-6. Aylardan sonra uyku eğitimine başlamak daha doğru olur. En zor dönem ise, bebek yatağından çocuk yatağına geçildiği dönemdir. Serbest yatan bir miniği yatakta tutmaya çalışmak bazen gerçekten zor olabiliyor.
- Uyku arkadaşı nedir? Bebek uyku arkadaşına ne zaman ve nasıl alıştırılır?
Röportaj henüz bitmedi...
İkinci bölüm için tık tık...
24 Ekim 2013 Perşembe
Sen neye takıksın?
Bütün annelerin bebekleri büyürken takık olduğu bir konu vardır. Kimisi beslenmesine takar, kimisi hijyene ben uykuya taktım. Dakikaları saydım Can uyurken. İtiraf ediyorum hala da sayıyorum. Uykuya takmamdaki en büyük sebep doğmadan önce bu konuyu hiç araştırmamış olmam. Bir anda kucağımdaki bebeğin uyumasının yemesinden ve temizlikten daha zor olduğu fark ettim. Ettim ettim de ne oldu ne olacak ben bebeği uyumadıkça sinirlenen obsessif bir hal aldım. Bu arada Can da her türlü uyku problemini yaşadı. Sallanarak uyuma, kısa gündüz uykuları, gece 2 - 3 kere uyanma, pusette uyuma, memede uyuma... vs birinden kurtardıkça diğerine geçti. Son olarak 8 ay boyunca kendi yatağımda sayılı uyuttuğum Cancan bizimle uyumak istiyor. Gece her ne kadar uykusuna kendi yatağında başlasa da sabah bizimle uyanıyor. Bu gece nasıl oldu bilmiyorum ama oldu yine gaza geldim. Cancan'ı kendi kendine uyuması için ikna ettim. Umarım bu gaz bizi bu sefer sonuca ulaştırır çünkü Cancan, Cücü ve ben aynı yatağa sığmıyoruz.Gece uyanan bebi ağzımızı burnumuzu mıncıklıyor ee tabi uykular bize haram oluyor.
Eeee sen neye takıksın? Hiç düşündün mü?
Not: Takipçiler size bir haberim var 0-4 yaş Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky ile bir röportaj yaptım Çok yakında blogda yerini alacak :)
17 Ekim 2013 Perşembe
3 Ekim 2013 Perşembe
Bebek kıyafetlerine dikkat
Çocuğun yediği helal giydiği haram demişler. Çok hızlı büyüyorlar, bir giydiğini bir daha giyemiyor diye. Ama bir sefer bile giyiyor olsa bebeklerimize en güzel en kaliteli şeyleri almaya özen gösteriyoruz. Bu sebeple de mutlaka markalı ürünleri tercih ediyoruz. Bebeklere giysi seçerken dikkat ettiğimiz bir sürü nokta var. Pamuklu kumaş olsun, rahat olsun, düğme gibi aksesuarları iyice sabitlenmiş olsun..vs vs. Salı başıma öyle bir şey geldi ki yeni bir şeye daha dikkat etmeye başladım.
Can doğduğu zaman çok güzel birtakım hediye gelmişti. Pantalon, sweetshirt, salopet ve yelek. Hepsi İdil bebeden ve çok güzellerdi. Bayıldım. Giydirmek için son baharın gelmesini bekliyordum. Kısmet 8. ay kontrolümüzeymiş. Salı sabah güzelce giyindik doktora gittik. Doktordan çıkarken Cücü'nün dikkatini çekti canın elinde bir şey var ağzında kemiriyor. O ne dedi? Bir de baktım ki yeleğin üzerinde ütüyle yapışan aplikelerden vardı. O çıkmış bizimkide almış eline bir güzel kemiriyor. Cücünün dikkati sayesinde hemen fark ettik. Fark etmeseydik kuzu oğlum onu yutabilirdi. Yutarken o boğazına yapışabilir, boğulabilirdi.
İdil Bebe adını duyurmuş bir firmanın ürünlerinde bile başımıza böyle bir şey geliyorsa kimbilir markasız ürünlerde neler olur. Siz siz olun bebeğinize aldığınız her seyi kontrol edin. Özellikle de üzerindeki aksesurların sabitliğini, fermuar uçlarının, düğmelerin sağlamlığını.
Can doğduğu zaman çok güzel birtakım hediye gelmişti. Pantalon, sweetshirt, salopet ve yelek. Hepsi İdil bebeden ve çok güzellerdi. Bayıldım. Giydirmek için son baharın gelmesini bekliyordum. Kısmet 8. ay kontrolümüzeymiş. Salı sabah güzelce giyindik doktora gittik. Doktordan çıkarken Cücü'nün dikkatini çekti canın elinde bir şey var ağzında kemiriyor. O ne dedi? Bir de baktım ki yeleğin üzerinde ütüyle yapışan aplikelerden vardı. O çıkmış bizimkide almış eline bir güzel kemiriyor. Cücünün dikkati sayesinde hemen fark ettik. Fark etmeseydik kuzu oğlum onu yutabilirdi. Yutarken o boğazına yapışabilir, boğulabilirdi.
İdil Bebe adını duyurmuş bir firmanın ürünlerinde bile başımıza böyle bir şey geliyorsa kimbilir markasız ürünlerde neler olur. Siz siz olun bebeğinize aldığınız her seyi kontrol edin. Özellikle de üzerindeki aksesurların sabitliğini, fermuar uçlarının, düğmelerin sağlamlığını.
2 Ekim 2013 Çarşamba
Günler geçiyor... 8 aylık oldu Paşa
Bir gün gecikme ile bilgisayarın başındayım. Malum dün ayın biriydi ve Can 8. ayını doldurdu. Rutin kontrol için doktorumuzun muayenehanesindeydik sabah. Öyle bir sabaha uyandık ki inanamadık. Gece yatarken hala yazdı uyandığımızda ise sonbahar. Rüzgar esiyor, şakır şakır yağmur yağıyordu. Güneş kaçmış gitmiş :( Oysaki daha bir gün önce denize girmiştik. Efendim uzun lafın kısası 8. ay kontrolümüz gayet güzel geçti. Bol bol maaşallah aldık doktor teyzemizden. Boyumuz 72 cm olmuş, Ben yemiyor diye şikayet ediyordum ama oğluşum 410 gr almış. 8. ay için 300 gr alması yeterliymiş zaten, Cancan 9345gr olmuş. Persentil olarak da boyumuz %83 kilomuz ise %72 de. 8 ayda oğlum 21 cm uzamış 6035gr almış. Eveeet gelelim bu ayın soru cevap bölümüne.
1) Calpol
Doktorumuza Calpol hakkında son çıkan haberleri sordum. Aslında olayın paracetamol olduğunu nedense haberde sadece Calpolun adının geçtiğini söyledi. Hımmm bir de şunu ekledi bu konuyla ilgili herhangi bir makale de yokmuş.
2) Kızamık ve Meningokok (menectra)aşısı
Kızamık aşısı 12. aydan 9.aya alınmış yanı önümüzdeki ay olunacak. Meningokok aşısı ise yine 9. ayda yapılıyor ancak Sağlık Bakanlığı listesinde henüz yok. Doktorumuz önerdiği için biz önümüzdeki ay yaptıracağız. Bu arada merak edenler için fiyatı 155TL imiş.
3)Grip aşısı
Geçen ay Cancan'a grip aşısı yaptıralım mı diye sormuştuk. Evde okula giden abi, abla olmadığı için gerek yok demişti doktorumuz. Bu ay biz yaptıralım mı diye sorduk. Yaptırmamız gerekiyormuş.
4) Ayakkabı seçimi
Cancan gerçek anlamda yürüyene kadar ilk adım ayakkabısı almayacağız. Şimdilik tabanı hafif patik tarzı ayakkabılar kullanabilirmişiz.
5) Yasaklı gıdalar
Bir yaşına kadar bal, inek sütü, yumurta beyazı, tuz, şeker, kesinlikle yasak. Özellikle içeriğinde tuz bulunduran işlenmiş gıdalara dikkat örn zeytin ezmesi, salça gibi. Bunların dışında kalan allerji riski yüksek, gaz yapan gıdaları deneyerek verebilirmişiz. Ben nar ve mandalin denedim çok sevdi. Nohut ve kuru fasülye içinde biraz daha beklememizi söyledi doktorumuz.
6) Sürekli kulağını kaşıyor
Dişlerden dolayı oluyormuş. Gece uykuya dalarken ki ağlamalarımız da bu yüzdenmiş.Off ya şu 3. ve 4. dişimizde çıksın artık
İşte böyle bir ayı daha geride bıraktık. 7. ay fotoğraflarımızı en kısa zamanda paylaşacağım.
1) Calpol
Doktorumuza Calpol hakkında son çıkan haberleri sordum. Aslında olayın paracetamol olduğunu nedense haberde sadece Calpolun adının geçtiğini söyledi. Hımmm bir de şunu ekledi bu konuyla ilgili herhangi bir makale de yokmuş.
2) Kızamık ve Meningokok (menectra)aşısı
Kızamık aşısı 12. aydan 9.aya alınmış yanı önümüzdeki ay olunacak. Meningokok aşısı ise yine 9. ayda yapılıyor ancak Sağlık Bakanlığı listesinde henüz yok. Doktorumuz önerdiği için biz önümüzdeki ay yaptıracağız. Bu arada merak edenler için fiyatı 155TL imiş.
3)Grip aşısı
Geçen ay Cancan'a grip aşısı yaptıralım mı diye sormuştuk. Evde okula giden abi, abla olmadığı için gerek yok demişti doktorumuz. Bu ay biz yaptıralım mı diye sorduk. Yaptırmamız gerekiyormuş.
4) Ayakkabı seçimi
Cancan gerçek anlamda yürüyene kadar ilk adım ayakkabısı almayacağız. Şimdilik tabanı hafif patik tarzı ayakkabılar kullanabilirmişiz.
5) Yasaklı gıdalar
Bir yaşına kadar bal, inek sütü, yumurta beyazı, tuz, şeker, kesinlikle yasak. Özellikle içeriğinde tuz bulunduran işlenmiş gıdalara dikkat örn zeytin ezmesi, salça gibi. Bunların dışında kalan allerji riski yüksek, gaz yapan gıdaları deneyerek verebilirmişiz. Ben nar ve mandalin denedim çok sevdi. Nohut ve kuru fasülye içinde biraz daha beklememizi söyledi doktorumuz.
6) Sürekli kulağını kaşıyor
Dişlerden dolayı oluyormuş. Gece uykuya dalarken ki ağlamalarımız da bu yüzdenmiş.Off ya şu 3. ve 4. dişimizde çıksın artık
İşte böyle bir ayı daha geride bıraktık. 7. ay fotoğraflarımızı en kısa zamanda paylaşacağım.
19 Eylül 2013 Perşembe
Ek gıdaya geçmek ya da geçememek
Cancan 1 Ağustos'ta 6 aylık oldu ve o günden beri ek gıda yiyor. Sadece emdiği dönemlerde gördüğü her kaşığa ağzını açan oğlum ilaç şurup her şeyi içiyordu. Çok iştahlı olacak, ohh oohh maaşallah, rahat edeceğiz diyordum. Ama hiç de öyle olmadı. İlk başlarda her şey olmasa bile bir çok şey güzeldi. Meyve öğünlerine bayılıyordu Cancan, sonra hayatımıza yoğurt girdi onu da çok sevdi. Bir türlü karar veremiyordum. En çok yoğurt mu yoksa meyve mi seviyor diye. Konu sebze çorbası ve muhallebiye gelince onlardan da hangisini daha az seviyor ona da karar veremiyordum. Son durum ise daha da beter artık hiç birini istemiyor. Daha kaşığı görünce bağırmaya başlıyor. Son bir haftadır böyleyiz, ben mutfağa giriyorum özeniyorum bözeniyorum çorbalar, muhallebiler, meyveler hazırlıyorum ama Cancan Bey yemiyor. Hayır oldum olası sinir olurum yemeğim beğenilmez de yenilmezse. Öyle olunca mutfağa girmek gelmiyor içimden. Ama hala inatla mutfağa girip pişiriyorum. Binbir maymunluk yapıp yedirmeye çalışıyorum. Tek başıma 28 kişilik animasyon ekibine bedelim maaşallah :) Bir günlük menümüz şöyle;
08:30 - 09:30 arası Kahvaltı: Yumurta sarısı, tuzu alınmış peynir, devam sütü, ekmek, bazen ev yapımı reçel :) Öyle hepsini birbirine karıştırınca yemiyor beyefendi. Ayrı ayrı vereceksin arada da biberonla devam sütü.
11:00 - 12:00 arası Meyve: Artık allah ne verdiyse evde ne meyve varsa veriyorum. Cam rendeden geçiriyorum ama süzmüyorum pütürleriyle birlikte veriyorum. Hatta armut, elma, erik, muz filan veriyorsam bir parça da eline bütün olarak veriyorum bu şekilde daha çok seviyor. Bu arada demir damlasını da meyve ile veriyorum. Bu şekilde emilimi artıyormuş.
13:00 - 14:00 arası Sebze çorbası: Kıymalı ya da tavuklu olarak hazırlıyorum çorbasını içine de bazen birazcık zeytinyağı bazen de tereyağı koyuyorum.
16:00 - 17:00 Yoğurt + Mevye
19:30 Muhallebi yada Kaşık maması: Pirinç unu ve devam sütüyle muhallebi hazırlıyorum. Kuru meyve ve pekmezle tatlandırmayı da denedim ama nafile. Kaşık maması sırayla deniyorum Aptamil ve Hipp'inkileri.
Bu öğünlerin hepsini yiyormu hayır yemiyor. Bazen 1 kaşık bile almıyor o yemedikçe ben daha çok yiyorum. Ama sakin olmaya çalışıyorum ve bildiğim doğrulardan vazgeçmemeye çalışıyorum. Neymiş o doğrular deseniz. Şöyle efemmmm :)
08:30 - 09:30 arası Kahvaltı: Yumurta sarısı, tuzu alınmış peynir, devam sütü, ekmek, bazen ev yapımı reçel :) Öyle hepsini birbirine karıştırınca yemiyor beyefendi. Ayrı ayrı vereceksin arada da biberonla devam sütü.
11:00 - 12:00 arası Meyve: Artık allah ne verdiyse evde ne meyve varsa veriyorum. Cam rendeden geçiriyorum ama süzmüyorum pütürleriyle birlikte veriyorum. Hatta armut, elma, erik, muz filan veriyorsam bir parça da eline bütün olarak veriyorum bu şekilde daha çok seviyor. Bu arada demir damlasını da meyve ile veriyorum. Bu şekilde emilimi artıyormuş.
13:00 - 14:00 arası Sebze çorbası: Kıymalı ya da tavuklu olarak hazırlıyorum çorbasını içine de bazen birazcık zeytinyağı bazen de tereyağı koyuyorum.
16:00 - 17:00 Yoğurt + Mevye
19:30 Muhallebi yada Kaşık maması: Pirinç unu ve devam sütüyle muhallebi hazırlıyorum. Kuru meyve ve pekmezle tatlandırmayı da denedim ama nafile. Kaşık maması sırayla deniyorum Aptamil ve Hipp'inkileri.
Bu öğünlerin hepsini yiyormu hayır yemiyor. Bazen 1 kaşık bile almıyor o yemedikçe ben daha çok yiyorum. Ama sakin olmaya çalışıyorum ve bildiğim doğrulardan vazgeçmemeye çalışıyorum. Neymiş o doğrular deseniz. Şöyle efemmmm :)
- 2 N 1 N kuralı: Ne ve Nerede yeneceğine anne ne kadar yeneceğine bebek karar verir
- Bebeğe zorla yedirilmeye çalışılmaz çünkü bu belki günü kurtarır ama gelecekte yeme problemli bir çocuk yaratır.
- Yemiyor diye biberona doldurup vermiyorum. Tamam yalan yok bazen veriyorum :) Özellikle de muhallebiyi gece acıkmasın diye. Ama unutmamak lazım ki aslında bir yandan da bebeği kaşıkla yemeğe alıştırıyoruz.
- Ve bebeğin asıl gıdasının anne sütü olduğunu unutmuyorum. Her ögünden sonra emziriyorum. Adı üstünde ek gıda EKTİR.
Bütün bunları bilince ne oluyor, içimiz rahat ediyor mu? Yok etmiyor yemedi diye yine sıkılıyoruz yine üzülüyoruz. Yarın yeni bir gün yeni meyveler, yeni çorbalar hazırlayacağız.
Tüm bebeklerin iştahı, uykusu bol, anneler mutlu olsun :)
2 Eylül 2013 Pazartesi
6. Ay Nasıl Geçti?
31 Ağustos 2013 Cumartesi
Cancan 7 aylık
Cancan 7 aylık oldu bile. Eylül ayının 1'i pazara gelince cumartesiden doktorumuzun yolunu tuttuk. Doktor sonrasıda oğlumla gezmeye gittik. Miniğimin yavaş yavaş kendi boyuna göre arkadaşları oluyor. Aren'le birlikteydi bütün gün Cancan. Tam olarak beraber oynadılar diyemem ama birbirlerinin oyuncaklarını çok beğendiler. Karşılıklı oturup gülüştüler, Can Aren'in gözünü çıkartmaya çalıştı ve bir anlaşma yapıp nöbetleşe uyudular. Amannn anneler rahat oturup sohbet etmesin :) Yok yok kuzuların hakkını yememek lazım her ne kadar nöbetleşe uyusalar da sorun çıkartmadılar.
Sabahki doktor randevumuz gayet güzel geçti. Cancan 71 cm 8930gr olmuş. Persentile göre kilosu %74'te, boyu %91'de. Oral Palio (Çocuk Felci) aşımızı olduk. Sibel Hanım bu kez sorularımız bittiğinde inanamadı :) Bu kadar mı dedi? Ve güldü tabi bizde... Bu ayın soruları şöyle;
1)Ek gıdaya başlayalı 1 ay oldu. Bazen çok güzel bazen hiç yemiyor, ne yapmalıyız?
Bebeği zorlamamak lazımmış. Bu uzun bir süreç bazen 1-2 kaşık yiyecek bazen hepsini. Cancan yanında yoğurt olunca her şeyi daha güzel yiyor özellikle sebze çorbasını. Kimi bebekler süt renginden dolayı beyaz gıdaları daha çabuk kabul edermiş. Gerekirse çorbalar yoğurtla karıştırılarak bile verilebilirmiş.
2) Kuru kayısı, kuru incir verilebilir mi?
Eğer bebek çok sulu kaka yapmıyorsa verilebilirmiş. Ben muhallebiyi tatlandırmak için kullanacağım. Malum şeker kullanmıyoruz.
3)Badem, fındık, ceviz verebilir miyiz?
Sadece ceviz verebiliyoruz. Onu da iyice dövülmüş yada öğütülmüş olarak.
4) Peynir ne tercih etmeliyiz? Labne? Lor?
Tam yağlı beyaz peynir :) siz evde ne yiyorsanız o. Ama bir gece önceden yiyeceği kadarı suda bekletilecek.
5)Emzik?
Cancan uyku eğitimine başladığı ilk gün emziksiz uyuyakalınca bir daha emzik vermemiştim ama her şeyi emmeye çalıyor. Dün gece boynuma sarılıp yanağıma yapıştı. Oooo güzel oğlum annesini öpüyor dedik ama sonuç sabaha yanağımda bir morluk vardı. :) Acaba yeniden emzik vermeli mi diye sordum. 12. ayda zaten bırakacağız madem bıraktı yeniden alışmasın dedi doktorumuz.
6)Kasığındaki ben?
Cancan'ın kasığında bir ben var. Aynısından Mak'tada var.Sanki biraz büyüyor gibi geldi ama sorun yokmuş. Takibe devam.
7)Aniden bağırmaya başlama ve uyurken bağırma?
Sesini tanımaya başlamış oğluş ondan bağırıp duruyormuş :) Bazen çok garip seslerde çıkartıyor. Gece uyurken ağlaması da rüya görmekten olabilirmiş. Bu arada televizyon izlemiyor değil mi diye sordu. O da etkilermiş uykuları.
8)Alerji?
Perşembe günü Cancan çok hapşurdu (bu kelimenin böyle yazıldığına emin değilim :)) burnu da aktı biraz. O gün Sibel Hanım'la telefonda görüşüp allerji ilacına başladık. 5 damla zyrtec yatmadan önce verilecek. Gittiğimizde de allerji testi yaptırmalı mıyız diye sorduk. Allerji testlerinin bu kadar küçükken yanıltıcı sonuçlar verebildiğini söyledi. Zaten çok ağır bir allerjik reaksiyonda gelişmedi.Sonra hafif bir fırça yedik. Evde fazla hijyen olabileceğini söyledi. Yerleri sürekli çamaşır suyuyla silmek yok. Tabi ki temizlik yapılacak eve ayakkabı ile girilmeyecek ama evin içinde yere düşen oyuncak tekrar verilebilecek. Sigara içilmediğine göre zırt pırt el yıkamaya da gerek yok.
9) Grip aşısı?
Sonbahar gelirken hepimizin aklında bu soru var. Acaba grip aşısı yaptırmalı mıyız? Biz doktorumuzla yaptırmama kararı aldık. Eğer evde okul çağında bir çocuk daha var ise yapılmasını öneriyor doktorumuz. Ama biz geçen sene hiç grip olmadığımız ve kendimizi koruyabileceğimizi söylediğimiz için yapılmasına gerek görmedi Sibel Hanım.
Bu ay gülümseten sorularımız yok. Gerçekten Cancan da biz de büyüyoruz galiba.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















